Archive

Archive for 2008

Meraklı taze…

Kasım 1st, 2008 banu 1 comment

Mira’cım 8 ay 3 haftalık… 1 ay kadar önce, ilk defa göbeğini de yerden kaldırarak emeklemeye başladı. Öğleden sonra işten kaçmıştım ve Mira’cım ile Yasemin‘lerin evindeydik. Ama ardı ardına stresli haberler ile çalan telefonlarım işten kaçamadığımın ispatıydı. Ağlamaklı halimi Mira’cımın sürprizi düzeltti.

İlk başlarda mehteran gibi ilerlerken, şimdi peşinden biri kovalıyormuş gibi bağırarak ve dörtnala… Tabi muzurluk için ilerliyorsa çıt çıkartmıyor. Şimdilerde bir de sürekli bir yerlere tutunup ayağa kalkması lazım. 5 dakika aynı yerde durmaması lazım. Bakması lazım. Karıştırması lazım…

Read more…

Categories: ilkler, sağlık Tags: , ,

Reklamlar!

Ekim 29th, 2008 banu 3 comments

Bu reklamı resimlerimi düzenlerken buldum. İnternet gezintilerimden birinde şuradan kopyalamışım.

1940′lardan bir kola reklamı…
Hayata daha iyi bir başlangıç için, KOLA içmeye erken başlayın!
Ne kadar erken? O kadar iyi…

…ve benzeri şeyler demişler.

Bu reklam kampanyasının ulaştığı başarıyı düşündükçe tüylerim diken diken oluyor. O dönemin anneleri tabi ki inanmıştır, bu uzmanların yapmış olduğu laboratuar çalışmalarına…

Read more…

Minik kelebek… Uçmak ne demek !

Ekim 27th, 2008 banu 9 comments

Sonunda Blogger Türkiye’de yasaklandı. Bu yazıyı devletten gizli gizli yükledim Blogger sayfamıza… Mira’cımı nasıl bir ülkede büyütüyorum ben diye bir kez daha düşünmeden de duramıyorum.

Radikal’den Oral Çalışlar’ın yazdığı gibi…
Bence de bu yasakları genişletmekte fayda var.
- az önce köprüde kaza vardı, otoyolların tümünü kapatsanıza
- bol kepçe lokantasında biri zehirlenmiş restoranları kapatsanıza
- akp’li bir bakan yolsuzluk yapmış akp’yi kapatsanıza
- milli takım yenilmiş, ülkede futbolu yasaklasanıza
- hızlı tren kaza yapmış demir yollarını kapatsanıza
Bu nasıl bir akıldan çıkma, ne büyük bir saçmalığın ürünüdür. Bu keyfe kederlik, bu yasakçılık nasıl bir korkunun ürünüdür. Allah’ınız sizi bildiği gibi yapsın.

Bu durum aklıma Devekuşu Kabare Tiyatrosunun YASAKLAR‘ından YAYIN YASAĞI isimli bölümü getirdi… Ülkemizde uygulanan yasaklardan ekilenmiyorsanız. Buyrun aşağıda izleyin.

Ben bu yasaklardan etkileniyorum derseniz, buyrun bu siteye bir de buradan bakın. Yok hiçbir şekilde izleme imkanı bulamıyorsanız, özeti aşağıdaki sözlerde…
minik kelebek
miniksin kelebek
dur sakince dur
uçmak ne demek
fazla gezinme
git bir dalda dur
kanat çirpmadan otur
Read more…

Nezle ile ilk savaşımız

Ekim 23rd, 2008 banu 9 comments

fotoğraflar nezleyi atlattığı gün çekildi… ayaklara dikkat… küçük yogi :)

Kızı bayramın güzel havalarda eve tıkılıp kalmasın diyen, hasta kocasının 1 gün bile evde dinlenip iyileşmesine izin vermeyen ve bu yüzden bayram tatilinin son günlerinde kendisi dahil tüm ailenin salya sümük içerisinde kalmasına yol açan anne ne yapar? 8 aylık bebişinin, önce burnundan baloncuklar çıkartmasını, sonra da gece boyunca yarım saatte bir tıkanarak uykusundan uyanmasını görünce vicdan azabıyla can çekişir.

Neyse ki bu sırada sevgili kocası çaydanlığa ıhlamuru koyar, hatta içerisine elma ve limon dilimleri de atar, kaynatır. Evi saran mis gibi ıhlamur kokusu ortamı yumuşatır :) Anne hemen silkelenip kendine gelir. Silahları eline alır ve neredeyse 24 saat içerisinde durumu toparlar…

Read more…

Categories: paylaşmalık, sağlık Tags: ,

Şeker bayramımız…

Ekim 10th, 2008 banu 2 comments

Bayrama, arkadaşımız Haldun’nun bir süredir beklediği iş haberini, hiç beklemediği bir anda almasıyla başladık. Arife günü geldi haber; bayramın 2. günü Dubai’ye bekleniyor. Haldun ile vedalaştık. Burcu’yu da çok yakında yanına uğurlayacağız. Özleyeceğiz onları… Ama çok değil :) Mira en kısa sürede arkadaşı Burcu’yu görmeye Dubai’ye gidecek. Tabi ki annesi ve babası da…

Bu bayram, benim için, eşim için, ziyarete gittiğimiz herkes için, hepimiz için çok özel. Önceki yıllarda edi büdü gittiğimiz bayram ziyaretleri, şimdi daha bir anlamlı… Şekerimiz yanımızda…

Bayrama babaanne ve dedesinde kahvaltı ile başladık. Mira’cımın ilk bayram harçlığı cebine koyuldu :) Evde sofrada bizim ile oturmaya alışan Mira’mızı kahvaltı masasından uzakta veya masada kucakta tutabilmek mümkün değildi. Portatif bir mama sandalyesinin çok faydalı bir gereç olduğuna karar verdik. En kısa sürede, arabada taşımak üzere bir tane edineceğiz. (Bkz. Pratik Anne’den Pratik Ürünler…) Ardından benim anneanneme gittik. Anneannem, herzamanki gibi Mira’yı “yavrumun, yavrusunun, yavrusu” diye diye mıncıkladı… Dayım, yengem, kuzenler, komşular, bol ikram ve bangır bangır muhabbet ile günümüzü tamamladık. Mira’cım bol bol kucak ve öpücük bombardımanına uğradı…

Bu bayramda da uzaklaşmak istemedik. Ankara’yı bekleyelim, sakinliğinin tadını çıkartalım dedik. Tabi ziyaretlerin ardından evde de durmayalım,
gezelim, güzel havaları kaçırmayalım dedik. Ama itiraf ediyorum, Cenk’in soğuk algınlığını yeteri kadar önemsemedik…

Read more…

Büyüyorum, Eğleniyorum, Öğreniyorum… GÖKYÜZÜ

Ekim 5th, 2008 banu 5 comments

Mira’cım ile Eylül’de yazın son günlerini kaçırmamak için hemen her günümüzü açık havada geçirdik. Evimizin bahçesinin yanısıra, Ankara’nın bilumum parklarında ve yeşil alanlarında yazı uğurladık. Ahlatlıbel, Lozan Park, Mogan Park, Eymir, ODTÜ, Seğmenler, Papazın Bağı :)

Read more…

Yedinci ay… Tırtıl Oldu

Eylül 12th, 2008 banu 5 comments

Artık Mira’cım 7. ayını bitirdi… Aklımda hala bir şeyler var geçmişle ilgili bloga eklemek istediğim. Ekleyeceğim zamanla… Şimdi bu yazı güncel bir haber :)

Miracım 7. ayı şerefine, hareket menzilini genişletti. Artık yuvarlanmak yerine tırtıl gibi ilerliyor. Artık her yere bu şekilde ulaşıyor. Kollar ile çekiyor, popoyu hafif kaldırıp, ayaklar ile itiyor ama göbişi yerinden oynatmıyor. Yukarıdaki resimde görünen, daha yeni, Mira’cım yuvarlansın diye özene bezene yaptığımız yer minderimiz işlevini hemen hemen kaybetti (!)

Yakında küçük bir kaplumbağa olacak mı? Bilemiyorum… Şimdilik bu anın keyfini çıkartıyoruz. Bloglamaya başladığımdan beri vaktin ne kadar hızlı geçtiğini daha bir fazla hissediyorum. Daha bir kaç ay önce kendi elini gördüğünde şaşkınlık içerisinde 1 saat inceleyen bebişimin, araştırmacı ruhunu zaptedebilmek mümkün değil… Zaten zaptetmek isteyen de kim :)

Read more…

Altıncı Ay… Tek Dişli Canavarım…

Eylül 12th, 2008 banu 2 comments

Mira’cım altıncı ayında Artık profesyonel olarak oturuyor. “Anne nerede?” deyince hemen bana bakıyor… “Meme nerede?” deyince de hemen bana bakıyor. - Evdekilere bu konuda dalga geçmemelerini söylüyorum ama dinletemiyorum. - Annemin dediği gibi “Miracık artık Türkçe de anlıyor :)”

“Ne çabuk büyüyorsun… Bu minicik çorapları sen mi giyiyordun Miracım?” derken altıncı ayın sonundaki doktor kontrolünde bizi şaşırtan bir şey oluyor. Mira bu son ayda hiç uzamamış ve sadece 250gr. almış. Oysa ki bugüne kadar her ay ortalama 700 - 800gr alıyor, 2 - 3cm uzuyordu. Hatta ikinci ayında 4cm uzamış ve 1 kilo almıştı. Hep gelişimi %90 -95 aralığında gidiyordu…

“Bir sorun vardı… Neden neydi? Bahçede çok vakit geçiriyoruz diye D vitamini vermeyi kesmiştim. Kesmemeli miydim?
Tadına baktıracaz diye midesini gereksiz mi doldurmuştuk? Sütüm gelişmesine yetmiyor muydu artık? Çok çabuk büyüyor kızım diye, çok mu üst üste söylemiştim? Bu kadar sık söylememeliydim tabi… Bunlar ve benzeri yüzlerce mantıklı mantıksız düşünce, doktorun değerleri “gelişim izlem kartına” not aldığı otuz saniye içinde aklımdan geçti.

Doktorumuz aklımdan geçenlerin bir kısmını yüzümden okumuş olacak ki hemen…
“endişeleneceğiniz hiç bir durum yok”
“Bu ay sadece uzamamış ve kilo alımı da buna uygun, boyu %75 de, kilosu da %80 de, bu boy ile taşıyabileceği kilonun üst sınırında, daha fazla kilo alsaydı şişko olacaktı, son derece estetik bir gelişim göstermiş, meraklanmayın”
dedi.

Bu arada çinko takviye verelim dedi. İşte D vitaminden kaçarken başımıza bir iş daha çıkarttık. Ben “vermeli mi vermemeli mi şimdi” diye düşünürken, “çinko ülkemiz topraklarında eksik bulunan bir mineral, o yüzden bizim besinlerimiz çinko yönünden yeterince zengin değil… boyunu da uzatır. yanlış anlamayın Mira bu ay uzamış olsaydı da çinko verecektim” dedi.

Read more…