Archive

Archive for the ‘aktivite’ Category

Waldorf Üzerine Kısa Notlar ve Uyku Bebeği Yapımı

Ağustos 10th, 2010 banu 7 comments
Waldorf pedagojisine göre çocuğunuzun ilk yılı için gerekli tüm oyuncaklar…
(Toymaking with Children - Freya Jaffke)

Mayıs’ta bir haftasonu, Cumartesi’yi Yeşilöz’de, Pazar gününü ise Binbirçiçek’te Waldorf Eğitimcisi Meral Geylani’nin tecrübelerini paylaşarak geçirmiştik. 2 gün diye başlandı ama hızımızı alamadık, sonuna bir de Binbirçiçek’te başlayıp, ekipman avantajı ile annemin evinde devam eden bir bebek yapım atölyesi ekledik. Uzun zaman geçti üzerinden… O günlerde yazmaya fırsat bulamamıştım. Dün arşivimi toplarken uyku bebeği yapımı sırasında çektiğimiz fotoğrafları gördüm. Meral’e cömert paylaşımları için bir kez daha teşekkür etmenin en güzel yolu, daha çok paylaşmak diye düşündüm.

Read more…

B.E.Ö. Doğadaki Dönüşüm - Fasulye Çadırı

Temmuz 29th, 2010 banu 17 comments

Bahçeye Mira için bir oyun evi yapma fikrimiz hep vardı. Bu sene en kolayından küçük bir kızılderili çadırı ile işe başladık. Çadırımızın sopalarını hazırladığımız noktada ise Artful Parent‘tan aldığımız ani ilham ile çadırı kumaş yerine fasulye ile kaplamaya karar verdik. Mira fasulyelerini dikti… suladı… topraktan çıkışlarını izledi… yavaş yavaş büyümesine şahit oldu… Sonunda içine girip oturabileceği küçük bir çadırı oldu. Read more…

Anneannenin bebekleri

Nisan 6th, 2010 banu 31 comments

Geçen sene Mira’nın ilk yaşını kutlamaya hazırlanırken yıllar sonra bakıp “bunu benim için yapmışlar” diyebileceği bir hediye vermek istemiştik. İlk yaş için ben tığdan bir bebek örmüştüm. İkinci yaşı için ise Waldorf bebeklerinden esinlenerek bir bez bebek yapmayı istedim. Ben işimi garantiye almak için hazır bir kalıp bulur muyum diye ümitsizce aranırken, neyseki annem olaya el attı. Gerçi yapılış aşamasında gördük ki kalıp hazır olsa da göründüğü kadar kolay değilmiş… Anneanne Fazilet ve arkadaşı Serap, bir derken iki derken tam üç tane bebek yaptılar Mira’ya…

Read more…

Jessica’nın aşkına…

Ocak 11th, 2010 banu 6 comments

Binbir Çiçek‘te bugün;
Mira’cım “ben işe gidiyorum” dediğimde, “anne üüüü kal… kal” diye isyan bayrağını kaldırdı.
Hilal Hanım ona “Anne işe gitsin. Sen Jessica’ya havuç vermek ister misin? diye sorunca…
“isteeerem… tamam… sen git” dedi !
Jessica’nın aşkına büzük dudaklar ile çıkış vizesini aldık ! Read more…

B.E.Ö. - Yeni Yıl Lapbook

Ocak 2nd, 2010 banu 7 comments

Bir kaç hafta önce yılbaşı ağacımızı çıkarttık. Geçen sene Mira’nın uzanamayacağı şekilde kıyıya köşeye sakladığımız ağacı bu sene başköşeye oturttuk. Aydınlatmalar dışındaki tüm süsleri de Mira’cım elleri ile astı :) Bazılarının yerini beğenmedi, çıkarttı, taktı, “bu son… bu son…” diye diye tekrar tekrar yerleştirdi. En sonunda memnun kaldı ki bir daha süslere ilişmedi. Akşamları bizim eve dönmemizle ağacın başına geçip “ışııık yak” diyerek ışıklarını yaktırdı. Ancak, ben - her akşam ışıldayan Mira ve ağacına rağmen - koşturmaktan ve o koşturmalar arası stres olmaktan yeni yıl havasına girememiştim. Nihayetinde yılın son gününden bir gün önce bunun için hayıflanmayı bırakıp havamı değiştirmeye karar verdim. Eskiden olsa bu karar sonrasında, hemen kendimi yeni yıl için süslenmiş ışıltılı bir alışveriş merkezine atıp ülke ekonomisine katkıda bulunabilirdim :) Ama Mira’dan sonra, Mira’lı işlerin pozitif enerjisi herşeyden daha etkili oluyor. Read more…

B.E.Ö. - Cumhuriyet

Ekim 30th, 2009 banu 9 comments

Atatürk’ün gülümseyen fotoğraflarından oluşan “Gülen ve Gülümseyen Türkiye” sergisi Ankara Anadolu Ajansı Sanat Galerisi’nde açıldı. 29 Ekim’de Mira’yı bu sergiye götürmeyi istedim ama olmadı. Sergi 7 Kasım’a kadar açık olacakmış. Mutlaka ziyaret edeceğiz.

Read more…

Öylesine bir Pazar günü… Opera ile tanışma… Çok sportif bebekler…

Ekim 20th, 2009 banu 7 comments

Cumartesi gece kavuştum evime… Evimi pek seviyorum. Dönüşleri çok seviyorum ama peşi sıra gelen ıvır zıvır için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Her şey oluyor benden ama şu evin hanımı olmuyor bir türlü… Boşalttığım bavullar üzerine kocanın dönüşümüz için itina ile sakladığı çamaşırlarını görünce kaçasım geliyor dörtnala… Neyse şikayet etmeyim, zaten hiç kasmıyorum, aynen de kaçıveriyorum.

Pazar sabah Leyla Gencer Sahnesinde Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin “Çocuklar için Öylesine Bir Dinleti” isimli müzikal oyunu vardı. Babası da kızının ilk tiyatro deneyimine gelemediği için hayıflanıp dururdu. Bari ilk defa opera ile tanışmasına eşlik edeyim dedi. Bana da şahane bahane oldu…

Read more…

Son günlerde…

Temmuz 19th, 2009 banu 4 comments

Evde bir üretim, bir hareket alıp başını gidiyor… İçimde de tuhaf bir huzur var. Bizim ailenin tipik zor zaman yaklaşımıdır; akılları boşaltabilmek için çeneler, eller, vücutlar çalışır… Annem bebekler için keçe şapka yapımına başladı… - muhteşem oldular bir ara blogu için fotoğraflarını çekmem lazım. - Babamın yatılı bakıcısı, Maya iki güne bir bol ajurlu bir kazak bitiriyor. - Kadın tam annemin ruh ikizi hiç boş durmuyor. - Halam babaannemden kalan oyalar ile bize kolyeler yapıyor. - Hergün bize gele gele o da duruma adapte oldu. - 25 yıllık emektarımız Satı Teyze sadece anneme yardımcı olabilmek için hergün yarım gün uğruyor, babamın durmaksızın yıkanan çamaşırlarını ütülüyor, bir yandan da Mira’ya incecik kazaklar örüyor. Baha ve Özge işlerini de getirdiler, Türkiye’den çalışıyorlar… Süha akşamın dokuzunda 5 km koşuya çıkıyor… Cenk’in de çenesine vurdu, kimsenin modunu düşürmemek için kendisi seyircisi bol seyyar standupçı modunda… Ben de işte pek yoğunum ama gece kendimi mutfak terapisine alıyorum… Dondurma yapmaya verdim kendimi… Yapıyorum, yediyorum. Il Laboratorio del Gelato‘nun Türkiye şubesi gibiyim :P - Bir ara fotoğraf çekip yazayım tarifleri… -

Read more…