Archive

Archive for the ‘seyahatler’ Category

Kalabalık aile tatilimiz

Ağustos 21st, 2010 banu 7 comments

Bu yazın ikinci Alaçatı çıkartmasını yaptık ve döndük. Alaçatı aynı güzellikteydi ama haftasonu kalabalıklığı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim :( Bu sefer ki tatil kadromuz ise tam tekmildi… Annesi, babasının yanı sıra, anneannesi, dayısı Baha, eşi Özge, bebek Bora, diğer dayısı Suha ve kız arkadaşı, halaları Canan ile Ceren de olunca Mira için çok şenlikliydi :) Üstüne haftasonu Serap’la Tayfun, Maya ve Kaya’sı ile bize katıldı. Çete tamamlandı. Read more…

Çeşme Yarımadası Notları

Temmuz 28th, 2010 banu 5 comments

Başlamadıkça sonunu getiremeyeceğim…

Tatil öncesi, özellikle kongredeyken Mira’nın beni gördüğü anda ne dediği anlaşılmayan mızırdak bir hale dönüşmesi, üstüme ahtapot misali yapışması, olup olmadık heryerde - birazcık memememememememememe - tonunda bozuk plak gibi takılması sonucu dellenmiştim. Kararlıydım, bu emzirme işini bırakacaktım, tatil iyi bir fırsat olacaktı falan derken… Tatil başka şeylere fırsat yarattı…

Read more…

Alaçatı

Temmuz 19th, 2010 banu 2 comments

Tatilde Çeşme yarımadasını mesken edindik. İlk planımız 4 gün burada kalıp, yollara düşmekti ama düşmedik. Alaçatı’da takıldık, kaldık… Burası gün geçtikçe popülerleşse de kimliğini kaybetmeyecek. Bir turizmci olarak böyle düşlüyorum. Örnek olsun diye… Nedim Attila güzelce özetlemiş… Aynen alıntılıyorum. Read more…

Orda bir köy var…

Nisan 28th, 2010 banu 10 comments

Çok da uzakda sayılmaz hatta bizim eve sadece 1 saat ötede… Kayınpederimin doğduğu dolayısıyla bizim nüfusun kayıtlı olduğu köy burası… İşin gerçeği pek gidip gelinmediği için, benim bizim köy demeye dilim varmıyor. Gidilmeden kalınmadan bizim kalan o köyler sadece şarkıda oluyor… Ankara’ya yakın olunca bu köyün ahalisi de büyük şehirin aşkına düşmüş, köyde pek kimsecik kalmamış. - kalanların da kendine hayrı tartışılır - Bir yandan da kimse köydeki evini yıkmayı, kapatmayı kendine yedirememiş ama öylesine kaderine bırakıvermiş. Gözden ırak kalan gönülden de ırak kalmış. Gel zaman, git zaman, bağlar bakılmadığından dağ olmuş. Read more…

Hamamönü

Nisan 25th, 2010 banu 5 comments

23 Nisan’da ofisimizi kapatıp tatil yapabilmek mümkün değildi. Malesef Mira’yı günün anlam ve önemine uygun bir aktiviteye dahil edemedik. Ama en azından ailecek Hamamönünde bir kahvaltı kaçamağı yaptık. Hamamönü bölgesi, Ulus’tan Cebeci’ye doğru ilerlerken Tarihi Karacabey Hamamı‘nın hemen karşısında yer alıyor. Altındağ Belediyesi tarafından başlatılan Tarihi Kent Merkezi, Kentsel Yenileme Alanı Koruma Amaçlı Uygulama projesinin bir parçası olarak bölgedeki yüzyıllık evler restore edilmiş. Bazılarında aileler yaşamaya devam ederken bir kısmı restoran, cafe olarak hizmet veriyor. Bir kaç kitapçı, el sanatları dükkanı da dikkatimi çekti. Uzun ve meşakkatli bir süreç ile bu noktaya gelindiği hemen farkediliyor. Altındağ Belediyesinin Hamam Arkası bölgesi için de aynı projeyi gerçekleştirmek için yoğun çaba harcadıklarını biliyorum. Umarım güzel bir şekilde tamamladığını görmek nasip olur.

Read more…

Categories: Ankara, günce Tags: , ,

Curcunalı bir doğumgünü partisi…

Şubat 23rd, 2010 banu 11 comments

Neslihan ile aylar önce karar vermiştik. Zeynep ile Mira’nın doğumgünlerini birlikte kutlayacaktık. Hatta hepbirlikte Zeyno’nun dedesinin minibüsüne doluşup, Kızılcahamam Çamkoru’da kartopu oynamaya gidecektik. Ben hindistancevizli bir kardan adam pastası yapacaktım… sobada kestane kızartacaktık… falan… Ancak kar yerine bol bol yağmur getiren bu kış, kartopu partisi yerine de bize çamur banyosu alternatifini sununca bu plan yattı, kaldı. Read more…

AVUSTRALYA - Canberra

Şubat 7th, 2010 banu 5 comments

Canberra Avustralya’nın başkenti ! Başkent olmasına 1908 yılında karar verilmiş ve Chicago’lu 2 mimar tarafından 1913 yılında tasarlanmış. Bana Atatürk döneminde başkent olmak üzere tasarlanan Ankara’mızı anımsattı; farkı ise onların plana halen sadık olması… Read more…

AVUSTRALYA - biraz Sydney

Şubat 4th, 2010 banu 11 comments

İçimde ukde kaldı. Fotoğrafsız olmaz diye diye bir türlü yazamadım… Singapur fotoğraflarını kolayca ayıkladım diye gaz almışken “annemin benim niye hiç resmim yok” dediği kadar vahim bir durum ile karşı karşıya kaldım :) Ama sonunda Suha’nın kendisini National Geographic fotoğrafçısı sanarak çektiği 1500 kadar çita, kanguru, devekuşu, koala, papağan vs. vs. resmi arasından kendi resimlerimizi çıkartmayı becerdim. Yeni yıla 2009′a dair güzel anıları taşıyacağım demiştim ya… Şöyle bir geri döneyim. 21 - 28 Eylül 2009′da dünyanın tam öteki tarafında Avustralya’daydık diye başlayayım…

Read more…