Yola çıkma arifesinde…

Bu blogu Mira’ya hamileyken tutuyor olsaydım, hamileliğim hakkında şimdiye kadar sayfalarca yazmış olacağımı tahmin ediyorum. Şimdi ise Nurturia‘ya girmesem, oradaki iki yıldız arası gebelik haftasını görmesem, hepten unutacağım, kaçıncı haftada olduğumu… İkinci çocukta daha rahat bir anne olursunuz derler ya, hamilelik için de geçerli bu durum; detaylar daha az önemsendiğinden değil, önceliklerimizin değişmesinden kaynaklı… Evet, 32 haftalık kocaman bir hamileyim ve niyetim doğurup ayrıntıları unutmadan önce bu hamileliğimi uzun uzun paylaşmak ama biraz bekleyecek o yazı… Şimdi uzun yola çıkma arifesindeyiz. Yarın sabah Mira ve ben 3 aylığına Amerika’ya gidiyoruz.

Gitme kararımızı biraz son dakikada netleştirebildiğimiz için şimdi iki ayağımız bir papuçta… ama ortada hazır bir bavul bile yok 😛 Neyse ki oraya gittiğimizde, tempomuz yarı yarıya inecek… Mira yarım gün okula giderken, ben de sadece yarım gün çalışabileceğim 🙂 Yine kardeşim, Özge’miz, Bora’mız, annem ile kalabalık olacağız. Hepimiz sınırlı-süreli komün hayatı nimetlerinden faydalanacağız. Ve Mira o kadar heyecanlı ki, doğumgününden beri her sabah gözünü “bugün gidiyor muyuz?” diye açıyor. Zaman aralığı daraldıkça da sabırsızlığı artıyor. Öyle ki; bu hafta her sabah “hayır Mira’cım şu kadar gün kaldı gitmemize” dediğimde “ama bugün gidelim” diye gözünden boncuk boncuk yaşlar dökülerek çıkabildik hep evden…

Aynı boncuk boncuk yaşlar arada benden de dökülüyor. Bazen; Mira’nın “cici abla, kardeşinle ne güzel oynarsın sen…” gibi gıcık yaklaşımlara verdiği “o annemin karnından çıktığında oynayamayacak kadar küçük olacak, büyümesini beklememiz gerekecek” gibi bir bilmiş cevapta… Hatta Itır‘la Kıtır’da Bira-Patates-Kokoreç eşliğinde muhabbetimiz sonrası (arada epidural ve sünnet mevzularına girilmiş olsa da 😛 ) kendimi hala çıtır hissederken, dönüşte Cenk ile ilk Kıtır’a ne zaman gittiğimizi ve aslında çıtırlığın falan kalmadığını farketmemde… Ama en çok da Nurturia‘dan tanıdığım güzel kadınların, bizi yolcu etmek üzere apar topar bebelerini, kocalarını satıp geldikleri akşam yemeğinde verdikleri bu iki kolye ucuna baktığımda… Şaka maka iki çocuk annesi oluyorum ben diye idrak ettiğimde…

Neyse daha yığınla iş bizi bekler; keseyim, güle güle gidiyoruz diyeyim, vardığımızda yazarım 🙂

19 thoughts on “Yola çıkma arifesinde…”

  1. Canım arkadaşım,güzel arkadaşım,hayırlı güzel yolculuklar.
    İçim bir tuhaf ,tatlı oğlunu ilk kez kucaklarken ,miracığımın kardeşiyle ilk tanışacağı an o kadar çok yanında olmayı isterdim anlatamam.
    Ayrıca gayet çıtırsın ve emininim ki döndüğünde yeni doğum yapmış ,2 çocuk annesi çıtır bir kadın olucaksın.
    Kalbim dualarım,hep sizinle …
    Habersiz bırakma arkadaşım,seni çook seviyorum!!

  2. Banu’cum sana iyi yolculuklar.. seni uğurlamaya gelemedim biliyorsun durumumu… seni ve Mira’yı cok opuyorum sağlıkla doğur gel oğluşunu. 2 çocuğun aşkı ne kadar müthişmiş anlıyacaksın.. uğurlayamadım ama karşılamaya ilk gelenlerden olacağım.. operim..

  3. İyi yolculuklar, 2 kişi gidiş 3 kişi geliş ne güzell 🙂 Oğluma adaş geliyordu değil mi? O da güzelliklerle, sağlıkla gelsin. İyi yolculuklar, sevgiler.

  4. Heey, sen Mira’nin kisa sureligine gidecegi anaokulu diye yazinca tahmin etmistim bu taraflara geleceginizi 😉 Yolunuz acik olsun! Gule gule gelin bakalim. Ah cok merak ettim simdi, gorusebilir miyiz acaba, ne tarafa geliyorsunuz, cok heyecanli 😀 Mail adresini bulabilsem bir yerlerden yazacagim… Sevgiler!

  5. Banu’cum, sen çok özel insanlardan ve çok sevdiğim arkadaşlarımdan birisin!

    Güle güle gidin, sağlıcakla bebeğini kucakla, güle güle gelin!

    Bu arada Mira’ya koptum; Uç Uç Böceği BonBon sorumlusu olabilir mi o cümlenin? 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *