Avusturya’ya gitmeden önce Mira’nın doktor kontrolü vardı. Hastaneden çıkarken 5 günlük mini minicik bir kız bebek - Özüm - ile burun buruna geldik. Annesi Mira’ya, ben Özüm’e bakakaldık. Özüm’ü görünce, geçen bir yılın hızını bir kere daha farkettim. Her anının çok güzel olduğunu, göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini söyledim. Keşke arada dönüp tekrar yaşama şansımız olsa dedim. Bana da aynı şeyi söylemişlerdi ama o zaman o kadar uzak gelmişti ki bebeğim 1 yaşında demek… Özüm’ün annesine de öyle geldi biliyorum.
Bugün hala “yeni bebeğim oldu” diye hissetsem de… Hatta hala sağda solda ağzımdan “yeni bebeğim oldu benim” diye cümleler dökülse de… Mira’cım 1. yaşını bitirmek üzere ve birinci yaşını nasıl kutlayacağımıza dair düşünceler aklımda dolanmakta. Döner dönmez, seyahat notlarından önce, birinci yaşgünü organizasyonu ile ilgili notlarımı topladım. Böylece hem aklımı topladım, hem de küçük bir iş planı da ortaya çıkmış oldu.
Read more…
Yarın sabah 5′te yine düşüyoruz yollara… İlk durak Zurih üzerinden Avusturya - St.Christoph… Oradan da Viyana yolcusuyuz… 1 hafta yokuz…
Bilenler biliyor… (bilmeyenler buyrun bakın) Mira ile seyahat konusunda çok tecrübeliyiz. Daha miniminacık bebekken bile az uz yol yapmadık. Ancak şu ara Mira’cım toddler ile tırtıl arası bir dönem yaşadığından olsa gerek… Biraz tedirginim. Özellikle St.Christoph’da ne yapabilecekleri konusunda… Ben toplantıdayken, babası ile odaya tıkınıp kalmalarını istemiyorum. Ama ne yapabilirler ki bir kayak merkezinde… gidecez görecez… ama var ise bir öneriniz paylaşırsanız seviniriz…
Read more…
“Mira’cım yemek yemiyor… ben de elimde kaşık kıvranıp duruyorum…” diye pek bir hayıflanıyordum. Eline bir şeyler verip oyalayınca bir iki kaşık yedirebiliyordum. Sonunda o iki kaşığı yesin diye peşinde koşmaktan tamamen yıldım. Mira’da bunu bekliyormuş. 4 elle saldırdı kendi kendini beslemeye… Kaşığı elime alayım veya kaşıkla yiyeyim diye bir hevesi hiç yok.
Tabi özgür ruhlu cadımın yemek yerken etrafının temiz kalabilmesi için masaya yapışan tabak, sandalyesi altına örtü falan fayda etmiyor. Ben de her defasında süpürgeyi çıkartmaya üşendiğim için pis pis oturuyorduk ki annemin yaptığı baskılara dayanamadım. Bir şarjlı süpürge arayışına giriştim. FAKİR’in kedi köpek kılına bile deva olan bir modelini gözüme kestirdim. hepsiburada.com’da indirime girdiğini görünce hemen bir tane sipariş verdim. Artık pirupak oturabileceğiz
Read more…
Pazar günü Sibel’in Emre Alp’inin 1. doğum günü kutlamasına katıldık… Ortak dostlarımız ile bir araya geldik. Herşey çok güzeldi. Sibel’i tüm telaş ve sıkıntılarından sıyrılıp, harika bir gün hazırladığı için kutlamak lazım…

Read more…
Sevgili arkadaşlarım Ufuk ve Özlem kardeşler doğum günüm şerefine sürpriz bir pasta göndermişler. Siparişi verirken beni ve Mira’yı iyice anlatmışlar. Pasta direk benim ofise gelince pastanın son halini görememişler. Gördüğüm en sevimli pastalardan biri olduğu için burada yer alsın… böylece Özlem ile Ufuk’da görsün…

Bugün sabah 5 sularında kardeşlerim Amerika’ya döndüler ve bende son haftayı bir değerlendirme fırsatı buldum…
Yılbaşından hemen önce bebişlerimiz Selin, Mira, Arda, Çınar ve Yiğit yeniden buluştu. Buluşma hafta içi olduğu için, benim ofisten gelmem biraz zor oldu… Uzayan toplantıdan, benim başka bir toplantım daha var diye kaçtım ve gecikme ile de olsa sevgili Burcu ve sarı şekeri Arda’nın evlerine varabildik. İlk buluşmadan bu yana 1,5 ay geçti… Geçen buluşmamızda birbirlenin pek farkında değillerken, bu sefer birbirlerinin elinden oyuncakları kaparak, kapılan oyuncakların peşinden ağlayarak, hatta birbirlerinin üsünde başındakileri çekiştirerek iletişim kurdular. Çınar’ın annesi Sermin yine harika oyunlar ve şarkılar ile bizimkileri büyüledi… Bir daha ki buluşmayı daha yakın bir zamanda yapmak şart… Fotoğraf makinam evde kaldığı için cep telefonu ile yakaladığım kareler aşağıda

Read more…
Son Yorumlar...