Ferrarimi sattım… Kendime tek taş aldım…

Bir çok evde olduğu gibi, bizde de, benzinciden hediye oyuncak bir Ferrari var. Geçen evdeyiz. Annem ile mutfakta çene çalıyoruz. Mira’da yanıbaşımızda araba sürüyor. Vınn… Ferrari gidiyor. Pıtı pıtı… Mira koşarak getiriyor. Derken bir kaç dakikalığına önce Ferrari’nin, ardından Mira’nın sesi kesiliyor. Bir bakalım ne yapıyor diye mutfaktan kafamızı uzatıyoruz ki… Mira’cım koridordan koşarak geliyor. Parmağında siyah conta gibi bir şey, eli önde anneme “ıhhh” (bak) diyor. Parmağındakine dikkatle bakıyorum. Bizimki Ferrari’nin ön tekerini sökmüş, parmağına yüzük yapmış 😀

Mira’nın gözü hep benim takılarda… Kolyemi alsın, kafasından geçirsin. Yüzüklerimi kapsın, parmağına taksın. Bilekliklerimi koluna geçirip, düşmesin diye el havada gezsin. Annem “Kızımı kokoş yapamadım. torunumu yapacam” diye dalga geçip duruyor. “Özellikle uğraşmana hiç gerek yok, zaten sana benziyor” diyorum…

Bizim komik kıssadan, iki küçük hisse… Birincisi, bizim başımıza gelmedi ama parçaları ayrılabilen oyuncakları oynarken gözünüz üzerinde olsun. Yutmaya kalkabilir. Boğazına kaçabilir… İkincisi, Damla’nın Kitubi’deki Cinsiyet ayrımcılığı yapmayan nesiller yetiştirmek? başlıklı yazısını okuyun. Anne baba olarak bizim güzel kızım veya aslan oğlum diye abartılı davranışlar sergilememize gerek yok. Bir yaşını geçtikten sonra çocuklarımız zaten yavaş yavaş cinsiyetlerine göre taklit etmeye başlıyorlar. Yoksa nereden bilecek bizim sıpa lastiği yüzük yapıp parmağına takmayı… Bu arada bugun sabah bir baktım. Yine sökmüş lastiği, takmış parmağına ama beğenmemiş ki… Tekrar arabaya takmaya çalışıyor. Tabi beceremiyor, uzatıyor bana “ıııhh” (tak yerine) diye 🙂

7 thoughts on “Ferrarimi sattım… Kendime tek taş aldım…”

  1. küçük yüzükler var ben heves edip almışdım ama benim kızım hiç oralı olmadı.İstemedi.
    Mira hakikaten süsüne düşkün olacak belliki…

  2. Kokoş Mira:) Ya ben de soracaktım, Arda ne görse ağzına atmaya kalkıyor ona cıs buna cıs demekten kendimden nefret eder oldum. Bunu nasıl önleyebilirim ki?? Arda’nın da illa ki kokoş mu olması gerekiyor!!! hehe :))

  3. Şu ilk resim hangi tip bakış o. Muzip muzip olsa gerek. Çok tatlı olduğu kesin. Ufağı tefeği ne kadar ortadan da kaldırsam, Mira’nın misal Mert ufak birşey buluyor. Ben hoop elinden alıyorum. En çok da demir paradan korkar oldum. Paralarda Atatürk’ü keşfetti, Atatüt Atatüt deyip duruyor.

  4. Demek kokoşluk konusunda ilk adımı attı Mira’cık… Minik parmaklarını yerim ben onun… Evet tüçük parçalar konusunda çok dikkatli olmak gerek. Nilsu hiç bir şeyi ağzına götürmüyor ama ben yine de tedbiri eldin bırakmıyorum…

  5. UUUu kokoş bir kız annesi olmak ,bencede metalci (siyah ruj+siyah tırnaklar +olur olmaz yerdebir sürü piercing) bir kızın annesi olmaktan daha iyidir gibi geliyor .Ah keşke bizimkide büyüsede takıp takıştırmak istese. Hiç unutmam annemin tüyleride pembe olan bir yatak terliği vardı küçükken en büyük zevkim onlarla dolaşıp kendimi prenses zannetmekti. Şimdi utanmasam akşam yemeklerine bile eşofmanla gideceğim:(

  6. Ay çok güldüm ya, kız işte ne yapsın. Bizimki de dün sabah benim böyle böyle sakallarım var, siyah siyah diye elleriyle yanaklarını okşuyordu. Cinsiyet mevhumu gelişmeye başlıyor sanırım yavaş yavaş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *