“Ve her çocuk aslında müzikaldir”

“Müzik insanların doğasında vardır ve her çocuk aslında müzikaldir” demiş Yapıncak… Başka güzel şeyler de demiş… Çocuk ve Dünyası’ndaki röportajında

Videoyu, Mira’cım 10 aylıkken, Avusturya dönüşü Atatürk Havalimanı Garanti Lounge’da iç hat bağlantısını beklerken çekmiştim. Çok uzun zamandır “müzik duyunca dans ediyor bu kız” diyor… sonra “yok canım sallanması tesadüf galiba” deyip geçiştiriyorduk. Sonra sonra farkettik… sadece dans etmek ile kalmıyor, şarkı da söylüyor 🙂 Son bir kaç aydır ise tutabilene aşkolsun.

Annem “kime benziyor ki Mira… ne annesi, ne babası oynar… bu kız çok oynak…” diye takılıyor bize… Aslında yanılıyor, Mira bize çok benziyor. Biz dans konusunda beceriksiziz ama hevesliyiz… Sadece sosyal ortamlarda ifşa etmiyoruz kendimizi… Mira’ya ise saklanmıyoruz 🙂 Öte yandan iyi müzik dinleyicileriyiz… Daha doğrusu yıllar geçtikçe, olgunlaştıkça, oluyoruz… Bir bakmışız büyümüşüz. Çocukluğumuzun metal albümlerinin yanına yıllar içinde önce klasik rockları, bluesları, sonra sonra jazzları, derken klasikleri ve dünyadan güzel etnik tınıları da eklemişiz… Daha çook fırın ekmek yemek lazım… neyse…

“…her çocuk aslında müzikaldir” demiş ya Yapıncak ben orada takıldım. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bize düşen bebeğimiz için uygun ortamı sağlamak oluyor.

  • Ona şarkı söyleyin… Sesimiz güzel veya değil… önemli değil. Çocuğunuz sizi bu konuda eleştirmeyecek, sadece şarkı ile ilgilenecektir. Hatta sesinizi çirkin buluyorsanız bile bunu negatif cümleler ile çocuğunuza söylememeniz gerektiğini okumuştum.
  • Birlikte dans etmek için büyümesini hiç beklemeyin. Doğduğu ilk aylarda başlayın…
  • Müziği günlük yaşantısının bir parçası haline getirin… Bırakın radyonun, Ipod’un, CD çaların düğmelerine bassın, çalıştırsın, müziği duysun, şaşırsın…
  • Farklı müzik türleri ve ritimler ile tanıştırın… Sadece sizin en sevdiğiniz türde müzik veya çocuk şarkıları ve klasik müzik değil… Jazz, Pop, Blues, Afrikan, Latin, Fransız Chansonlar vs. vs. dinletin. Ne kadar çok tür, o kadar çok ritim…
  • Çocuğunuzun resimli kitaplarından faydalanın… Örneğin çiftlik hayvanlarının resimlerinin olduğu bir sayfayı açıp “Ali Baba’nın bir çiftliği var…” şarkısını söyleyebilirsiniz.
  • Açık hava konserlerini takip edin… Tabi abartılı yüksek sesli olmayanını bulmak biraz zor… Olmadı beraber sokak şarkıcılarını dinleyin…
  • Bebeğiniz ile birlikte katılabileceğiniz müzik programlarını araştırın. En azından bir deneme dersine gidin…
    İşte bu noktada İstanbul’da yaşamadığımız ve “Music Together” buluşmalarına katılamadığımız için üzülüyorum. Ankara için hep farklı alternatif arayışındayım.
    Mira 6 aylıkken Gymboree’nin Müzik dersini denemiştik. O zaman çok küçüktü. Müzikten daha çok emekleyen hatta yürüyen diğer bebekler ilgisini çekmişti. Marakası kimseye kaptırmamış. Sallamak yerine kemirmeyi tercih etmişti. Erken diye bir kenara kaldırmıştık bu planı… Bu ara bir daha denemek lazım belki de…
    Akşam akşam Durul Gence’nin Rhythmland Sanat Kursu dikkatimi çekti. 18 – 24 grubu da var gibi gözüküyor. Ama ücret detaylarını burada bulamamam beni düşündürüyor. Gence Yuva’nın web sitesinden ulaştığım rakamlar ise şu an ve bu yaş için beni madden ve manen aşıyor. Sabah bir telefon açayım, içimde kalmasın bari…

    ** telefonu açtım… iyi ki de açmışım. 18 – 24 ay arası müzik grubu haftada 1 gün Cumartesi sabahları toplanıyormuş. 4 haftalık ücreti son derece makul: 140TL. Bir defaya özel 25TL giriş ücreti alıyorlarmış. 15 aylıktan itibaren katılabilirmişiz gibi gözüküyor **

————————–

Bu arada videoda çalan parçanın ne olduğunu bilen biri var mı acaba?
Bilen var ise lütfen bana da söyleyin. Bilmiyorum ve bulamıyorum… Dert ettim kendime…

————————–

“Müzik ve Bebeğinizin Gelişimi” konusunda daha fazlası için… TIK…

10 thoughts on ““Ve her çocuk aslında müzikaldir””

  1. Biz de Erdem’i minicikliğinden beri müzikle sakinleştiriyorduk, hatta ozamanlar favorimiz Mozart’ın Türk Marşıydı. Sonra sırf Erdem için mp3 player aldık onunla uyuyordu. Şimdi bazen müzik dinleyerek bazen de bizim söylediğimiz ninnilerle-şarkılarla uyuyor.

  2. Banu bence siz kendinizde bir müzik grubu oluşturabilirsiniz. Konservatuardan bir arkadaşla anlaşarak haftanın belli günleri gelmesini sağlayabilirsiniz.Zaten gayet iyi nlaşan bir oyun gurubunuz var. Bu grupla belki başka arkadaşların çocuklarınıda ekleyerek böyle bir aktivite oluşturulabilir. Bence çok daha ucuz ve daha uzun süreli olur.Tek sıkıntı yer olayı olacaktır o da belki bir şekilde çözülebilir. Yada ben üniversitedeyken özel yuvaların ve anaokullarının isteği üzerine tiyatro klübünden bazı arkadaşlarla çocuk tiyatrosu kurmuş hem biz para kazanmış hem de üniversiteye para kazandırmıştık. Belki konservatuar bünyesinde bile böyle bir organizasyon oluşturulabilir.

  3. bu arada şimdi Genco Yuvanın Web sitesindeki rakamlara baktım başlangıçta gözlerim yuvalarından fırlasada saatler 9 aylık dönemde sabah 8 den akşam !8:30 a kadar tam gün yuva imkanı +bale, ritim dersleri,ve diğer faaliyetleri görünce aslında makul olduğunu gördüm Tamgün bakıcı + bale dersleri+müzik dersleri+ritim dersleri +resim diye üstüste toplasan; erken dönem kayıtta %10luk indirimi hesaba katınca emin ol daha pahalıya patlar.

  4. Çok tatlısın Mira. Onların da birey olduğunu düşünürsek, dans etmek için, şarkı söylemek için daha erken diye birşey yok. Yeter ki onlara ortamı hazırlayalım. Mira şanslı bebeklerden. Allah bağışlasın. Mert 4-5 aylıkken müziğin sesine sallanıyordu. O’na türlü cd ler aldım. Yabancı çocuk şarkılarından oluşan müzik cd si hazırlattım. (Otellerin çocuk animasyonlarında çaldığı şarkılar) Şimdilerde oğlum eve arkadaşı gelince, cd sini kendi açıyor ve arkadaşını dans etmesi için çekiştiriyor 🙂

  5. Leyla annemlerin bilgisayarının ses düzeninde bir sorun var, hiç bir şey duyamıyoruz. O yüzden Mira’cığımı dinleyemedim. Müzikle ilgili yazdıklarına katılıyorum. Sadece okuduğum bir yazıda “Eğer sesiniz hakikaten kötüyse şarkı söylemeye çalışmayın, mırıldanmakla yetinin. Çocuğunuzun doğru ve temiz sesleri duymasına ve öğrenmesine gayret edin” diyordu. Bizim evde de bozlaktan Chet Baker’a kadar çoook geniş bir yelpazede müzik dinlendiğinden Selin’de doğduğundan beri aynı müzikleri dinliyor ve durduğu yerde kendince dans ediyor. En bayıldığı ses ise gülen oynayan çocuk sesleri. Buradan yine çocuklar için bir dolu dünya müzikleri CD’leri aldım. Dönünce birlikte dinleriz artık.
    Mira’yı ve Seni özlemle öperiz,
    ç. – s.

  6. Naile… bizde de durum sizdeki gibi… Mira’yı özellikle yeni doğduğunda müzik ile sakinleştiriyorduk. Hatta Mira2ya hamileyken dinlediğim ve hatta doğumu sırasında da dinlediğimiz bir albüm var… En çok onu dinlediğinde sakinleşiyormuş gibi geliyor.

    Sinem… önerilerin için çok teşekkürler… belki ileride denenebilir böyle bir şey… Gence Yuva’da rakamlar kadar sabah 8:00 akşam 18:30 böyle yoğun bir program olması da beni rahatsız etti. Neyse zaten hiç korktuğum gibi değilmiş arayınca gördüm 🙂 Gymboree’deki müzik saati – Mira ilgi göstermiş olsaydı bile – çok yapay gelmişti. Rhythmland konusunda daha umutluyum. Müzik dersi havasında olmayacağını düşünüyoum 🙂

  7. Çiğdem’cim sesi duyamıyorum diye üzülme döndüğünüzde Mira belki size canlı performans sergiler 🙂

    Kargadan bile beter sesli bir anne olarak “Eğer sesiniz hakikaten kötüyse şarkı söylemeye çalışmayın” diyen o yazı merak ettim. Doğru ve temiz sesleri duyması önemli… Ama bu konuda genelde müzik aleti taklidi yapan oyuncaklardab bahsediliyor. İnsan sesinden bahsedildiğini hiç duymamıştım. Yeniden bulursan paylaşırsan sevinirim.

    Bebekler ve müzik konusunda okuduğum konusundaki tüm yazılar ses güzelliğinin önemi olmadığını, bebeğinize şarkı söylemenin olumlu etkilerinden bahsediyor. Bize düşen bebeğimize müzik eğitimi vermek değil sonuçta… Şarkılar söyleyerek aramızdaki bağı güçlendirmek, birlikte eğlenmek, öğrenmek, bebeğimin gelişimine katkıda bulunmak… değil mi?

    Babycenter.com’da okuduğum bir yazı da diyordu ki… çocuğunuzun müziği sevmesi için sizin sesinizin güzel olmasına gerek yok. Onun ile şarkılar söylemeniz müziğe değer verdiğinizi bilerek büyümesini sağlayacaktır. Hatta “sesim kötü – bu şarkıyı söyleyemem ben” gibi negatif ifadeler çocuğunuzun müziğe karşı pozitif yaklaşımını olumsuz etkileyecektir.

    Benim gibi çirkin sesli anneleri rahatlatacak bir kaç link daha vereyim 🙂

    Improving Language Skills in Baby

    The Benefits of Singing to your baby

    Benefits of singing to your baby

  8. Şekerim,
    Sen sesine haksızlık etme yine de. Kaldı ki sevgiyle söylenen her kelimenin melodik olmasa bile istenen olumlu etkiyi yaratacağına eminim. Hatırladığım kadarıyla yazıda çocuklarına gerçekten ama gerçekten kötü sesle ve zorla/istemeyerek şarkı söylemeye çalışanlar kastediliyordu. Dediğim gibi mırıldanmak ta yeterlidir paylaşmak için. Yazıyı bulmaya çalışacağım ama 4-5 yıl öncesine ait, fr.ve ebeveynlikle ilgisi olmayan alakasız bir dergideydi galiba. Sakladığımı sanmıyorum, gelirken hepsini vermiştim. Kaynak gösteremediğim için özür dilerim. Sonuçta içten gelen, samimi her şey sahicidir ve kendine has bir güzellik barındırır.
    Mira’cığımın canlı performansını hararetle bekliyoruz.
    Öperiz,
    ç.- s.

  9. Ben size, Banu Kanıbelli’nin “Başka Dünya Yok” adlı albümünü de öneririm. Benim kızım çok seviyor.

    Yapıncak’ın dediği çok doğru. Çocuklar inanılmaz bir sezgiyle doğuyorlar ve kulakları tüm güzellikleri keşfetmeye hazır oluyor. Güzel müziklerle doldurmak lazım o minik kulakları:))

  10. merhaba
    siteni ilk defa ziyaret ettim ve faydalı bilgiler buldum en azından insan kendi gibi insanlar.anneler bulunca onlarında bilgilerinden faydalanınca mutlu oluyor
    bende Ankara dayım ve akitivite den yoksunluktan şikayetçiyim bilgilerini Ankara da keşfettiğin çocuklar için aktivite yapılcak yerleri paylaşırsan bende eminimki çok faydalanabilirim
    mira ya sevgiler

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *