Eko-nomik bir Bakış Açısı ile Bebek Alışveriş Listesi – Beslenme

Ada’mın gelişi ile ara verdiğim ihtiyaç listesi yorumlarıma kaldığımız yerden devam…
Eko-nomik bir Bakış Açısı ile Bebek Alışveriş Listesi – Giriş
Eko-nomik bir Bakış Açısı ile Bebek Alışveriş Listesi – Oda

2. BEBEĞİMİZİ BESLEYEBİLECEĞİMİZ YOLLAR

1964: İsrail'li bir anne

Bahsedeceğim şey anne sütü veya mama ile beslenmesi üzerine olmayacak. Tabi ki anne sütü erişilebilirken başka bir alternatif olamaz. Anne sütünü ulaşılabilir hale getirmek için denenecek her çaba da gereklidir. Ancak beslenme konusunda ilk günleri deneyimlemeden alışveriş yapmak çoğu zaman gereksizdir. Yaşamadan anlamadım. Mira’nın 1. ayından itibaren tam zamanlı olmasa da zaman zaman işe gidip gelmek durumunda kalacağımı bildiğim için, kendimi süt sağma – saklama – sunma konusunda tam tekmil hazırlık yapmak zorunda hissetmiştim. 2 farklı markanın biberon setini – farklı aylara yönelik başlıkları ile birlikte – henüz doğmamış Mira’nın çeyizine katıp, süt sağma pompalarının değerlendirmelerine gömülmüştüm. Neyse ki o sırada bir arkadaşım bizdekini dene beğenmezsen alırsın diye beni ikna etti. İlk sahibi ikiz annesi olan çift çekimli bir Medela Pompanın lastik kısımlarını yenileri ile değiştirdim, kendisinden faydalanan 4. anne olarak kayıtlara geçtim. Emektar pompa, Mira’dan sonra bir bebek daha büyüttü, şimdi de kısmetse tekrar Ada için kullanılacak. Biberonlara gelince deneme amaçlı aldığım 2 küçük cam Dr. Brown dışındaki hiç bir biberonu kullanmadık. Zaten onu da 7-8 aylıkken almayı bıraktı bizim Mira’mız… 8 biberon, bilimum başlıkları ile ambalajlı olarak kaldı elimizde…

Anladım ki; eğer doğum sonrası en az 6 ay evde olacağınızı biliyorsanız, emzirme ve beslenme ürünlerine baştan hiç yatırım yapmamak, benim gibi hızla işe döneceğinizi biliyorsanız da yatırımı minimumda tutmak en mantıklısıymış. Merak etmeyin beslenme listesindeki her kalemin evde tam tekmil hazır olmasına hiçbir zaman ihtiyaç duymuyorsunuz. Gerektikçe alabilirsiniz.

Beslenme konusunu; emzirme, biberon, katı gıdalar olarak 3’e ana bölüme ayırarak ihtiyaçların üzerinden geçmeye çalışacağım. Eklemek istediklerinizi söylerseniz sevinirim.

A view of wet nurses feeding babies.
1940: Emziren süt anneler (wet wifes)

EMZİRME

Gereklilikler

  • Göğüs Bakım Kremi >> Özellikle ilk haftalarda bebek ve anne doğru kavrama pozisyonunu yakalayabilene kadar yaralar oluşabiliyor. Bana hastanedeki emzirme uzmanı önlemek için yara oluşmadan ilk emzirme ile birlikte bir göğüs ucu kremi kullanmamı önermiş – bir miktar da örnek vermişti. Hiç acı olmadı diyemeyeceğim ama yara yapmadan atlatabildik. Mustela kullanmıştım ama Lansinoh da çok tercih edilen markalardan biri ve emzirme konusunda doğum çantanızda ilk yer alması gereken ürünlerden biri… Bu arada, ben denemedim ama doğumdan bir süre önce, göğüs uçlarına E vitamini kapsülü uygulamaya başlamanın işe yarayacağına da inanıyorum.
  • Emzirme Sütyeni >> Eğer küçük göğüslü iseniz balensiz elastik bir sütyen de işinizi görecektir. Emzirme sütyeninde rahat edeceğiniz bir beden çok önemli; dar veya bol gelmeyecek, pamuklu cildin nefes alabileceği modelleri öneririm. Hamilelik süresince göğüsler büyümüş olsa da, doğum sonrası ilk haftada bedende büyük değişimler olabiliyor. Bu sebeple çok miktarda veya pahalı bir yatırım yapmak gerekli değil. Alınabilecek marka ve yer tespit edilip, sütün geldiği takiben ilk haftada gidilip alınabilir.
  • Göğüs kalkanı>> Emzirmediğiniz zamanlarda göğüs uçlarının çamaşıra temasını tamemen kesip, delikli yapısı ile hava almasını sağlıyor. Böylece göğüs uçlarının yara olmasını engelliyor. İçine biriken sütlerde kullanılabiliyor. Emzirmeye yeni başlandığı dönemde göğüs pedinden çok daha kullanışlı… Emzirmeye başlanan ilk günlerde el altında olmasında fayda var
  • Göğüs pedleri >> Süt akışının düzene girdiği dönemler için kullanışlı… ben ilk önce Medela’nın tek kullanımlık olanları ile başlamış daha sonraki zamanlarda ise organik yıkanabilir bir ürüne terfi etmiştim. Ayrıca stoklarım tükendiğinde günlük pedleri 2ye 3e kesmek sureti ile göğüs pedi olarak kullandığım da çok olmuştur.
  • Tülbent >> Fışkıran, kusulan sütleri silmek, gaz çıkartırken omuz bezi yapmak, dişlere mesaj yapmak, dikkatin dağıldığı dönemlerde emzirme örtüsü gibi kullanmak… emzirirken tülbentin kullanım alanı sınırsız, mutlaka el altında bulunmalı…

Güzellikler

  • Göğüs koruyucu >> Bir arkadaşım ödünç vermişti ancak kullanma ihtiyacı hissetmedik. Göğüslerinde yara-çatlak olan ve göğüs ucu yapısı sıkıntılı bir kaç arkadaşım ise bir süre göğüs koruyucu kullanarak emzirdiler, çok memnun olduklarını biliyorum. Medela, Avent, Nuby, Chicco gibi bir çok markanın ürünü Türkiye’de de satılıyor. Anne kokusunu alabilmeye devam edebilecekleri bir model tercih etmek önemli…
  • Emzirme Yastığı >> Amerika’dan klasik bir Boppy yastık almış sadece emzirirken değil, Mira’yı uyutmak, oturtmak, göbek üstü zaman geçirtmek için de tepe tepe kullanmıştım. Şimdi Sarp ile emzirmede kullanma ihtiyacı hissetmiyorum ama yavaş yavaş içine yatırabilmeye ve karın üstü vakit geçirtmeye başladım. İlla alınacak bir ürün değil ama oldumu kullanılacak çok işlevi var.
  • Emzirme hakkında detaylı bir kaynak >> Mira’yı emzirmeye başladığımda en çok kellymom.com‘dan faydalanmıştım. Hamileyken emzirmeye devam ediyor olunca, sevgilin Işıl’ın önerisi Adventures in Tandem Nursing kitabını başucuma koydum. Özge’nin kitaplığından da The Nursing Mother’s Companion ve The Womanly Art of Breastfeeding kitaplarına göz atma şansım oldu. Ne yazık ki Türkçe bu kalite hiç bir kaynak bulamadım. Keşke Türkçe’ye çevrilseler diyeceğim.
  • Annenin sürekli yanında taşıyabileceği bir su şişesi >> Sürekli dolu tutulacak bir bardak da aynı işi görür tabi ki 🙂 Ama benim gibi su içmeyi atlayanlar için çantanızda taşıyabileceğiniz bir şişe abartmadan düzenli su içmenizi hatırlatıcı oluyor.

Gereksizler

  • Anne sütü arttırıcı içecekler >> Beklenti yüklenmeden içilmesinde bir zarar yok tabi ki… Ancak bu içeceklerin hiçbirinin mucize yaratacak formüller olmadığını gözlemledim. Kendinden memnun, dinlenmiş kalmak, iyi beslenmek ve yeterli sıvı almak… işin sırrı sadece bunlarda…
  • Emzirme Önlüğü >> Bir tek emzirme esnasında kullanılabilecek ürünleri öncelikle bebek çantasında gereksiz yer kaplaması sebebi ile kullanışlı bulmuyorum. Toplum içerisinde göğüsler fora emzirmek de bana göre değil ancak son 3 yıllık tecrübeme göre uygun seçilecek kıyafetler veya basit bir şal ile emzirme işi pekala göze batmadan yapılabiliyor.
March 1951: A young Army wife feeding her newborn baby in a cradle in a house her family can hardly afford.
1951

BİBERON

Gereklilikler

  • Göğüs pompası >> Basit bir el pompası doğum öncesinde de alabilir. Özelikle sütün ilk geldiği ve göğüslerin olağanüstü şiştiği dönemde göğüsleri hafif yumuşatarak emzirmeye başlamak gerekli oluyor. Elektrikli almakta ise acele etmemeli… Hastane çıkışını beklemeli. Belki hiç ihtiyaç duymayabilirsiniz veya daha profesyonel bir şey alabilirsiniz hatta hastane tipi bir makinayı kiralama yolunu bile tercih edebilirsiniz.
  • Biberon ve emzikleri >> Yine aceleci davranmamalı… Hemen biberon ile beslemek zorunda bile kalsanız, ilk günlerde zaten 1 veya 2 biberon yeterli olacaktır. Farklı aylar için gerekli emzikleri de ihtiyaç oldukça almalı… Öte yandan bir bebeğin çok memnun kullandığı bir markadan diğer bir bebek hiç memnun olmayabiliyor. Set halinde almaktansa bir kaç markayı önceden tesbit etmekte, acil gerektiği durumda babanın eline alınacak listesi vermekte fayda var. Çok tecrübeli olmadığımız için marka model konusunda fazla yorum yapamayacağım. Biz, Dr. Brown’lardan çok memnun olmamıza rağmen yoğun kullanım için sanırım fazla parçalı ve teferruatlıydı. Yanlız kırılır mı diye düşünmeyin, cam biberon tercih edin. Polikarbon biberonlardaki BPA mevzuunu bir şekilde duymadıysanız; benim ilk duyduğum kaynaktan buyrun okuyun ve okuyun… Ayrıca BPAsız plastiklerin dahi salgıladıkları kimyasalları duydukça benim içim camdan başka bir alternatif kullanmayı kaldırmıyor.

Güzellikler

  • Sterilizatör>> Sadece biberon ile beslenme yapılmak durumunda kaldıysanız muhtemelen böyle bir cihaza daha çok ihtiyaç duyacaksınızdır. Ancak biberon kullanım sıkılığınızı oturttuktan da sonra da pekala alabilirsiniz. Çok komplike bir alet almaya da gerek yok. Biz Mira ile mikrodalgada kullanılanılan sterilizasyon torbaları ile çözmüştük işi… Bir de sterilizasyon işine düşündüğünüz kadar uzun süre ihtiyaç duymuyorsunuz. İlk çocukta herşeyi sterilize ederken, ikinci de bulaşık makinasını kafi görmeye başlıyorsunuz – üçüncü de yere düşen emziği bir geri ağzına veriyormuşsunuz, yapanların yalacısıyım 🙂
  • Biberon fırçası >> Kullanacağınız biberona göre ihtiyacınız değişecektir. Geniş ağızlı biberonlarda çok ihtiyaç duyulmuyor ancak Dr. Brown gibi incikli cıncıklı modellerde ise ince ve kalın olmak üzere iki boy gerekebiliyor. Ben aldım ancak hiç kullanma ihtiyacı duymadım o ayrı…
  • Biberon düzenleyici – kurutucu >> Biberon ağırlıklı beslenme yapıyorsanız ve tezgahınız büyükse alınabilir, koyacak yeriniz yoksa tamamen gereksiz…
  • Emzik, emzik kutusu, emzik tutucu >> Yenidoğan 1-2 model denenebilir. Ancak bebeğiniz emzik almazsa, emzik tutucu-kutusu vs. hiç kullanmayacağınızı unutmamak gerekiyor 🙂 bu hataya düşen birinden tavsiye…

Gereksizler

  • Biberon ısıtıcısı >> Sıcak suya tutarak da biberonu gayet hızlı ısıtabiliyorsunuz. Belki ilk günlerde biberonun ısısı konuşunda tereddüt edebilirsiniz ancak kısa sürede bileğinizin iç kısmına damlatarak ısıyı kontrol konusunda pratikleşiyorsunuz.
  • Mama suyu soğutucu 😛 >> Yeni doğan bebek pazarı o kadar büyük ki ne koysan alacak birileri bulunabiliyor. Bu ürün konusunda sanırım yorum yapmama bile gerek yok ! Tüm aldıklarımızı satın almadan önce gerçekten gerekli mi diye bir kez daha düşünmeli gerçekten…
1955: Bebeğini besleyen bir evhanımı
1955

KATI GIDALAR

Gerekliler

  • Mama Sandalyesi >> 4 – 6 aydan önce kullanılmayacağı ve klasik bir mama sandalyesinin ömrünün ise çok uzun olmayacağı unutmamalı… Benim tercihim uzay gemisi gibi görünen yumuşak sırt destekli, bir kaç yatar pozisyonlu, önü tepsi ile isole edilmişlerden yana hiç olmadı. Azıcık ayaklandığında 1 – bilemedin 1,5 – çok zorladın 2 yaşından sonra o sandalyelerde kendi kendine yemeğini yiyen bir bücür de hiç görmedim. Çok kısa sürede evde korkunç bir yer işgal etmeye başlıyor. Kolay temizlenen, az yer kaplayan, bizimle sofrayı paylaşabildiğini hissedebileceği bir model aradım. IKEA’nın mama sandalyeleri bu konuda çok başarılı, aynı şekilde masaya takılabilen portatif mama sandalyeleri de iyi ve ekonomik seçenekler… Ancak biz biraz pahalıca ama kendisi ile birlikte büyüyebilen Stokke’nin Tripp Trap modelini aldık. Tepe tepe kullanıyoruz, gerçekten uzun süre de kullanmaya devam edeceğiz. Aldığım en pahalı bebek ürünlerinden biri olmasına rağmen verdiğimiz parayı kesinlikle haketti ve etmeye devam ediyor. Bu arada daha sonra Stokke ile aynı işlevde bir model, Tchibo’nun bir temasında da karşıma çıktı. Fiyatı Stokke ile kıyaslanamayacak kadar ucuzdu. Yakalarsanız kaçırmayın düşünmeden alın diyeceğim.
  • Önlükler >> Cicili bicili modeller çoğunlukla yemek yedirirken kullanılmak için değil sadece salya ile önünü ıslatmasını engellemek için yapılmıştır. Altı plastik ile kaplı, üstü emici klasik kumaş önlükler kullanımı en kolaylardı… Mira çırt çırtla kapatılanları sökmeyi oyun haline getirdiğinden, kolları kapatan gömlek gibi giyilenlere de şiddetle itiraz ettiğinden boyundan çıtçıtlı veya iple bağlanan retro modelleri kullanabilmiştik.

Güzellikler

  • Cam Rende >> Türk annelerinin katı gıdaya geçiş klasiği 🙂 İşe yarıyor mu? kesinlikle…
  • Tabak >> Plastik veya melamin tabaklardan setler düzmenize gerek yok. Biz Mira ile Boon’nun masaya yapışabilen bir kabı dışında hep cam-porselen tabak kullandık. Kendi kendini beslemeye – çatal kaşık kullanma evrimini tamamlamadan – 18 aylıkken başladı. Artık bizim tabaklarımızla yemek yemeyi tercih ediyor.
  • Çatal ve Kaşık >> İlk bebeklik dönemi için ucu plastik bir kaşık takımı kullandık. Onun dışında bizim setin kendi boyuna uygun tatlı takımını kullandık – kullanmaya da devam ediyoruz. Ona özel bir şey almasanızda olur.
  • Alıştırma Bardakları >> Bazı markaların, biberonu alıştırma bardağına çeviren başlıkları da satılıyor. Bir taşla iki kuş vurmuş oluyorsunuz. Benim favorim Pigeon’nun 3lü seti oldu. İlk gördüğümde Mira biberon işini bırakmıştı. O yüzden 3lü set almamış, emzikli aşamayı direk atlamıştık. Pipetli suluğu kaybetmemiş olsaydık halen kullanabilirdi.
  • Diş Kaşıyıcı >> İçi sulu buzdolabında soğutulabilen bir – iki tane almak yeterlidir.
  • Meyve Filesi >> Annelerimiz bir tülbentin içine bağlar verirlermiş. Modernize versiyonu da bu oluyor 🙂 Tülbent işi sizi açmaz ise kendi kendine yemeyi öğrenmesinin ilk aşamasında çok kullanışlı gelecektir.

Gereksizler

  • Beslenme robotu, besin hazırlayıcı >> Bebekler ilk 6 ay yanlızca anne sütü ile beslendikten sonra, 4-6 ay arasında katı gıdalar ile tanışmaya başlayabilir ve 1 yaşını geçtiği zaman bizim yediğimiz herşeyi yiyebilir – diş sayısından bağımsız çiğneyebilir. Gerçekten biraz benim rahatlığım, biraz da doktorumuzun yönlendirmesi ile Mira 1 yaşından sonra bizimle oturup kemikli pirzola dahil herşeyi yiyebiliyordu. Robot hiç kullanmadık ve çatal ile iyice ezmek yeterlidir noktasından başlamıştık. Bu tecrübeden sonra, bir çatalla bile yapılabilecek bir iş için hepi topu 6 ay kullanma ihtiyacı hissedlecek bir makinaya yatırım yapmak anlamsızlaşıyor.

Not : Görseller LIFE dergisinin arşivinden…

Eko-nomik bir Bakış Açısı ile Bebek Alışveriş Listesi – Oda

Eko-nomik bir Bakış Açısı ile Bebek Alışveriş Listesi – Giriş

1. BEBEĞİMİZİ UYUTABİLECEĞİMİZ YER

Mira’ya hamileyken, çok sevgili arkadaşım Yasemin’in aman ben ettim sen etme önerilerinden en çok işimize yarayanı oda üzerine söyledikleri idi. Gerçekten, piyasada cicili bicili veya bebeklikten evden ayrılana kadar kullanabileceği bir çok model arasından ne kadar özenli bir yatırım yaparsan yap, çocuğun ihtiyaçları – beğenileri 2-3 yaşını geçtim, daha ilk yılın sonunda bile çok farklılaşıyor. Eskiler işlevsizleşirken, yeni ihtiyaçları yerleştirecek yer bulunamıyor.

Mira için Ikea’dan alınma bir yatak ve marangoza yaptırdığımız iki geniş şifonyer ile bir bebek odası hazırlamıştık. Bir yaşına geldiğinde odasında, kendi boyuna uygun bir açık oyuncak rafı, küçük bir kitaplık, çalışma masası ve sandalyeleri de rahatlıkla yerleşmişti. 1.5 yaşına geldiğinde ise yatağının korkulukları kalkmış. Kendi kendine yatıp, kalkabileceği bir yatağı olmuştu. Bebeğinizi elinize aldığınızda hep öyle kalacakmış gibi hissedilse de, gördüğünüz üzere ilk fırsatta küçük bir mağara adamı olarak dikiliveriyor karşınıza…

Sonrasında… 2 yaşını geçtiğinde ise beklemediğimiz bir değişiklik oldu. Mira 2. ayından bu yana odasında uyurken artık bizim yanımızda yatmayı tercih etmeye başladı. Önceleri, sabah erken kalktığında yanımıza alıp yatarak, kendi kendine uyuyan çocuğun düzenini mi bozduk diye endişelensek de öğrendik ki birlikte uyuma ihtiyacı bebeğe-çocuğa-yaşına göre değişkenlik gösterebiliyormuş. Bizim çok yoğun çalıştığımız, Mira’nın ise bebeklikten çocukluğa geçtiği 2-3 yaş arasında bir de gece uyku problemleri ile boğuşmadık. Sonsuza kadar bizimle uyumasından endişelenmeden, hepbirlikte sabaha kadar uyuyarak anın tadını çıkartmaya başladık.

Şimdi oğlumuzun nasıl bir bebek olacağını bilmiyorum. Bildiğim; Mira olmasa, ilk bir kaç ay onu anlayana kadar, gerçekten ayrı bir oda hazırlığına bile girişmeyeceğim... Ancak Mira yavaş yavaş bizim yanımızdan ayrılma sinyalleri verdiğinden, alt katı yer yatağı olan alçak bir ranza, oyun alanı, yeni bir kütüphane ve oyuncak rafları yaptırarak, odada köklü bir değişiklik yapmaya karar verdik. Odayı orta vadede iki kardeşin paylaşabileceği şekilde yeniden düzenlemeye giriştik. Odanın yepyeni durumdaki eski eşyalarını da arkadaşlarımız ile paylaştık. Yeni odanın tamamlanması, dönüşümüze kaldı. Detaylarını o zaman paylaşırım.

Artık bana göre yeni bebek odasının gereksizleri – gereklileri – güzelliklerini listelemeye başlayım…

Gerekliler;

  • Bebek karyolası – yatağı >> Yükselip alçalabilen, daha sonra bir kenarı çıkabilen, yere yakın, bir iki sene sonra değiştirmek durumunda kaldığınızda içinizin acımayacağı fiyatta bir model (ikea’da çok güzel alternatifler var…)
    veya… montessori tarzı bir yer yatağı
    veya… sadece ilk yıl için oyun parkı tarzında portatif bir yatak kullanılabilinir.
  • Şifonyer >> Orta yükseklikte bir şifonyer hem alt değiştirme köşesi, hem de giysi dolabı olarak iş görüyor.
  • Pike – Battaniye >> El örgüsü hafif 2-3 battaniye ve mevsimine göre 3-4 pike edinilmeli. Mira’da en çok annemin ördüğü boy boy ince yün battaniyeleri kullanmıştık ama Ada için ycurl’un önceki yazıdaki yorumunda önerdiği ince pikeler mevsimine göre daha kullanışlı olacaktır. Tabi Selen’nin de söylediği gibi farklı boy ve kalınlıkta tülbentler de aynı aynı işi görecektir.
  • Alez >> Bezden taşırarak yatağı ıslatması başımıza hiç gelmedi ama 1.5 yaş sonrası bezi bıraktığında bir kaç defa ıslak yatak ile karşılaştık. Gece yapılacak bir çarşaf değiştirme operasyonunda kıymeti anlaşılıyor.
  • Çarşaf >> Altında toplanmayacak mümkün ise lastikli bir model…
  • Perde >> Benim tercihim gece gündüz uykularını ayrı mekanlarda gerçekleştirmekten yana olsa da perde bebeklerde gece ve gündüz farkındalığı yaratabilmek için önemli bir unsur.
  • Anne-Baba için koltuk >> İlk yıl emzirme-sakinleştirme-birlikte vakit geçirmek için kesinlikle çok işe yarıyor. Ancak 2 yıl içerisinde koltuğun odada bir işlevi kalmayacağını göz önüne alın. Elinizdeki mevcut bir şeyi bu amaçla değerlendiremiyorsanız, en azından daha sonra evin başka bir köşesinde kullanabileceğiniz bir model seçin.

Güzellikler;

  • Kundak >> Dr. Harvey Karp’ın 4. trimester olarak adlandırdığı yaşamın ilk 3 ayında, rahimdeki sıkışık ortamda yaşamaya alışmış bebekler farkında olmadan el refleksleri ile kendilerini uyandırıyorlar. Kolları sabitlemek uyku süresini gerçekten uzatıyor. Harvey Karp’ın önerdiği şekilde ince bir pike ile kundaklamayı deneyebilirsiniz – ben becerememiştim. Onun yerine Mira için, Esra’nın bir önceki yazıya yorumunda belirttiği, SwaddleMe kundaklardan kullanmıştık ve çok çok faydasını görmüştük. Ancak minik kuzen Bora ile farklı bir tecrübe kazandık. O kollarını oynatma ihtiyacı hissediyor ve SwaddleMe’den kurtulana kadar uğraşıyordu. Houdini misali amacına da ulaşıyordu. Sonradan bulduğumuz TrueWomb‘un kollarını rahim pozisyonuna daha uygun yerleşmesine izin verip,  birbirinden bağımsız hafif oynatabilme fırsatı tanıdığı için Bora gibi kıpırdak bir bebeklere çok daha uygun olacağına kanaat getirdik.
  • Yan Yastığı >> İlk dönmeye başladığında yatak kenarına çarpmaları engellemek için  faydalı ama kenarlardan tutunup ayağa kalkabilmeye başladığında üzerine tırmandığı için tehlike oluşturabiliyor. Kullanım süresi konusunda gözlemci ve dikkatli olmak lazım.
  • Gece Lambası >> Bebeklerimiz karanlıkta uyumalı. Ancak gece ihtiyaç anında anne-baba için kolaylık olabilir. Dimerli bir anahtarla ışık miktarı ayarlanabilen bir lamba da aynı işi görür.
  • Co-Sleeper; SnuggleNest >> Bu kesinlikle gerekli olmayan ama bizim çok kullandığımız ve kullanmaktan keyif aldığımız bir ürün oldu. 2-3 saatte bir emzirmek için uyandığınız ancak koynunuza alıp uyuyamayacak kadar tedirgin olduğunuz ilk hafta-aylar için çok kullanışlı…
  • Bebek Telsizi >> Br kaç odalı tek katlı apartman daireleri için çok da gerekli olmayan bir cihaz… Ancak biz Mira’yı yatırdıktan sonra, yaz akşamlarını bahçede geçirdiğimiz zamanlarda çok faydasını gördük. Biz alırken; görüntü verenlerin frekansları betonarme duvarlardan, telsiz telefon, kablosuz internet gibi diğer cihazlardan şiddetli bir şekilde etkileniyordu. Sadece ses ileten düz bir model almıştık, çok da memnun kaldık.
  • Oda Termometresi >> Mira’nın doğumu ile bizi bebek bakımı üzerine eğitmeye gelen hemşiremiz yeni doğan bebekler için normal oda sıcaklığının 22 derece civarında olmasının ideal olduğu ve bu sıcaklıkta kendi giydiğimizden sadece ince bir kat daha fazlasını giydirilmesi veya örtülmesinin yeterli olacağını söylenmişti. Giderken de tüm anlatıklarını anladığımıza dair bir kağıt imzalatmıştı. İmzayı attınca da olayı fazla ciddiye aldık sanırım 🙂 22 derece biz Türkler için – hele ki evde yeni doğan bir bebeği olanları için – serincene geliyor. Ancak biz Mira’yı ilk günden itibaren bu oda ısısında bu öneriye göre giydirerek büyüttük ve 1.5 yaşında sıcak veya soğuk geldiğinde kendi kendine giyinmek veya soyunmak isteyen bir cüceye dönüştüğünü gördük. – gerçi 3 yaşını geçtikten sonra da azıcık güneş gördüğünde parmak arası terliklerimi giyeceğim ben şeklinde bir yan etkisi ile boğuşuyoruz – Oda termometresi çok elzem bir şey değil ama bu oda biraz serincene mi? şu çocuğa uyurken bir yelek mi giydirseydik? diyen iç ve dış sesleri susturabilmek için bir güzellik. Bizim bebek telsiz oda ısısını ölçebildiği için ayrıca bir şey almamıştık.
  • Buhar Makinası >> Kaloriferli evlerde yaşamın kullanmamızı gerektirdiği ürünlerden biri oluyor kendisi… Tchibo’dan aldığımız bulaşık makinasında yıkanabilen hazneli, kolay temizlenen, soğuk buhar veren küçük bir cihaz işimizi görmüştü.
  • Oyuncak sepeti – dolabı >> Adaşımın söylediği gibi ilk yıl için bebeklere herşey oyuncaktır. Düşündüğünüzden çok çok daha az oyun aracı yeterlidir. Oyuncakların düzenli tutulabileceği, bebeğiniz mobilize olduğunda kendisinin rahatlıkla ulaşıp alabileceği bir dolap, kolayca açabileceği bir sepetin ilk günden itibaren odasında olması güzel olabilir.
  • CD veya MP3 Müzik Çalar >> Itır’ın yorumu üzerine bunu atladığımı farkettim. İlk günden itibaren oda da müzik çalan bir cihaz olması çok güzel bir şey… Biz de dayılarının aldığı bir mini ipod ve hoparlörü var. Açıkçası aldıkları zaman bu kadar çok işime yarayacağını hiç düşünmemiştim. Dahası – annem nasıl açılıp kapanacağını keşfedememişken – Mira 18 aylıktan bu yana istediği parçaları seçip dinliyor.

Gereksizler;

  • Bebek sepeti – Beşik >> Ödünç alabiliyorsanız ne ala ama kullanım ömrü çok çok kısa, satın almaya değecek bir ürün değil. Ev içerisindeki portatif kullanım avantajı için ise kademeli kullanılabilen bir park yatak daha uygun olacaktır.
  • Yorgan – Yastık >> Cenk’in anneannesinin bebeğe yorgan yapalım önerisini, 12 küçük blok – 96 dairenin merkezi ısıtma sisteminin tam üzerinde oturmamızdan mütevellit kibarca red etmiştik. Ancak evimiz bu kadar sıcak olmasa dahi farkettik ki bebek yastığını 1 yaşından sonra, yorgan ise hiç kullanılmıyor. El örgüsü battaniye – pikeler yeterli.
  • Nevresim takımı >> Yorgan olmayınca nevresim de anlamsızlaşıyor. Bizim İkea’dan desenlerine bayılarak aldığımız 2 takım nevresimlerin farkında olmayan annelerimizden, “torunumuzun bir nevresimi bile yok” diye birer de hediye geldi. Sonuçta o güzelim yorgan kılıflarını tepinerek uyumaya başlayana kadar bir süre çarşaf gibi altına serebildik hepsi o oldu.
  • Gardırop – Elbise Askıları >> Yer durumuna bağlı olarak tercih edilebilir. Ancak odanız küçükse bir de gardırop sığdırmaya çalışmayın. Bebeklikten çocukluğa geçiş esnasında ve sonrasında, çocuğunuzun kendi eşyalarını düzenli olarak görebileceği, alabileceği bir raflı veya çekmeceli bir düzenek daha uygun oluyor.
  • Alt değiştirme ünitesi – minderi >> Bağımsız bir ünitenin tamamen gereksiz olduğunu düşünüyorum. Şifonyer üzerinde kullanbilmek için Ikea’dan basit bir minder almıştık ama bizim kurtlu kızımız dönmeye – yuvarlanmaya ve hemen sonrasında da emekleyerek kaçmaya başladıktan sonra minder de anlamsızlaştı. Annemin diktiği yıkanabilen iki alt değiştirme örtüsü ve tek kullanımlık yatak koruyucu örtüleri yakaladığımız yerde altını değiştirebilmek için yeterli olmuştu.
  • Kirli bez çöpü >> Türkiye’de çöpün her gün toplandığı bir çok yer için tamamen gereksiz… Amerika’da bir çok yerde belediye çöp toplama hizmetini haftada bir gün verirken, siz bu süre zarfında çöplerinizi çevrenizi rahatsız etmeden evde-bahçede-garajınızda tutmanız gerekiyor. Bu kovalar da bu amaç için tasarlanmış.

*****

Yeni bebek için bir oda düzenlemeye başlamadan önce aşağıdaki yazı, video ve oda resimlerine göz atmanızı öneririm.
Bebeklerin İlk Yili Icin Evde Montessori
Çocuklara özel feng shui ilkeleri
Infant Toddler Montessori: “Preparation for Life”
Vincent’s Montessori Inspired Nursery: whole room
Finnian’s montessori room

Eko-nomik bir Bakış Açısı ile Bebek Alışveriş Listesi – Giriş

İki hafta önce Nurturia‘da 34 haftalık olup halen oğlumuz için hiç alışveriş yapmadığımı yazdığımda özellikle yeni anne adaylarını şaşırttığımı farketmiştim. Hep böyle değildim yaşarken oldum diye açıklama getirme ihtiyacı hissetim. Mira’ya hamileyken bebek ihtiyaç listesi üzerine çok detaylı çalışmıştım. Her aldığım ürünü – kıyafetten araç gerece, fiyatından tüketici değerlendirmelerine kadar – pek ince eleyip sık dokuyordum. İhtiyacım fazlasını da almamak konusunda da dikkatli olduğumu sanıyordum. Ancak Mira büyürken gördüm ki; akıllı alımlarım kadar farkında bile olmadan pek çok gereksiz eşyamız olmuş. Pekala bir çoğu olmadan da büyüyebilirmiş Mira… Zaten ilk haftalar için bir kaç temel ihtiyacınız hazır olduğunda, hiçbir şey yeni bebek ile yaşanmaya başladıktan sonra alınamayacak kadar acil/önemli değilmiş. Hatta bu size bir çok şeye gerçekten ihtiyaç duyup duymayacağınızı yaşayarak görme fırsatını da veriyormuş.

Böyle bir tecrübe üzerine, oğlumuz için hazırlık konusunda hiç aceleci davranmadım. Mira büyürken, ikinci bir çocuk için kesinlikle kullanmayacağıma emin olduğum bir çok şeyi ihtiyacı olabileceklere çoktan ulaştırmıştım. Hatta evimizin hap kadar olmasını da bahane ederek, işe yaradığını gördüğüm ancak kısa kullanım süresine sahip veya 10 çocuk büyütebilecek sağlamlıkta eşyaları – oyuncakları da yeni bebeği olan arkadaşlarıma daha sonradan geri almak üzere ödünç vermiştim. Yeni bebek alışverişi konusunda yaptığım en önemli iş Mira’nın bebeklik eşyalarını çok alıcı göz ile tekrar değerlendirmek ve bir araya toplamak oldu, hepsi bu…

Mira’nın listesine Ada için tekrar göz atarken, Greenbabyguide.com yazarlarının hazırladığı The Eco-nomical Baby Guide kitabının ismi ve teması çok ilham verici oldu. – içeriğinde büyük bir sürpriz ile karşılaşmadım – Doğal, ekolojik, organik kavramları sadece Türkiye’de değil, dünyanın bir çok yerinde halen lüks olarak algılanırken, sağlıklı – çevre dostu – organik ürünler kullanarak çocuk yetiştirmek de pahalı bir imaj çiziyor. Oysa özümseyerek çevreyi korumaya yönelik düşünmeye başladığınızda, sadeleşmeye de başlıyoruz. Dünyamızın kaynaklarını daha az tüketirken, aslında kendi kaynaklarımızı da daha az tüketmiş oluyoruz.

Eko-nomik Bebek Rehberi’nde yeni doğan bebeğin ihtiyaçları temel olarak 5’e ayrılmış;

  1. uyutabileceğiniz bir yer,
  2. besleyebileceğiniz bir yol,
  3. bezleyebileceğiniz bir yöntem,
  4. vücut ısısını korumak için giydirebileceğiniz bir şeyler,
  5. sağlığını ve güvenliğini koruyabileceğiniz gereçler.
  6. Ben de bunlara bir altıncı madde ekleme ihtiyacı da duydum…

  7. yeni doğum yapan annenin ihtiyaç duyacağı şeyler.

Mira için çıkarttığım listeyi bu maddeler göre yeniden düzenledim. Görüşlerimi ekleyerek, doğurmadan önce her bölümün üzerinden geçmeye çalışacağım. Sonunda da yeni listemi indirilebilir bir şekilde ekleyeceğim… her anne adayına tam uymasa da kendine uyarlayabileceği bir şeyler bulacaktır. Bu arada tecrübeliler de kendi fikirlerini paylaşırsa sevinirim…

Yola hazırlık

Tüm geziler ile ilgili ince ince notlarım ve fotoğraflarım hala hazır yazılmayı bekliyor. Geçmişe döneceğim tek tek yazacağım onları… Şimdi ise yeni bir seyahat daha kapıda göründü… Yeni rotamız Lizbon (aslında yakınındaki küçük bir kasaba Evora) – Madrid… Pazar günü sabah çok erken yola çıkıyoruz. 2 gece Evora’dayız. Küçük bir toplantım var. 3. gece Lizbon’dan yataklı trene biniyoruz (bu bölümde Mira ne yapacak heyecanla bekliyorum). Sabah Madrid’te olacağız. Sonrasında; beni kısmetse sonucu iyi olacak yorucu çalışma günleri, Cenk ile Mira’yı ise güzel güzel gezmeler bekliyor. Benim aklımın yarısı Ankara’da kalmaya devam ediyor ama derin bir nefes alıp dua ediyorum…

Ocak ayındaki Zurih – St.Christoph – Viyana seyahatinin en KORKUNÇ bölümü yola çıkmadan önceki bavul hazırlığıydı. Herşey aklımdaydı ama son güne kadar toplanmaya başlayamadım. Son gün ise işten erken çıkmadım. Eve geldiğimde Mira’cım bavul ile değil kendisi ile bizzat benim ilgilenmem konusundan net ve ısrarcıydı… Kendisini bir an önce uyutma planlarımı hissederek sonuna kadar direndi. Erken uyumak bir yana, hala kırılamayan bir terör yaratma ve memede asılı kalma rekoru kırdı… Cenk bu süre zarfında bavulların alt yapısını hazırlamaya çalıştı. Gecenin bir yarısı Mira pes etti… Uyudu… Ben toparlanmaya başladım. ve ELEKTRİKLER KESİLDİ ! Işıklar ile birlikte benim aklımdaki liste de uçtu gitti ! Yola çıkmamıza sadece 5 saat kalmıştı. Mum ve el feneri ışığında ne unuttuk endişesi ile bavullarımızı toparladık. Neredeyse hiç uyumadan yola çıktık… Neyse ki başladığı gibi gitmedi… Tüm zorluk yola çıkana kadardı…

Yine yola çıkmamıza 2 gün gibi bir süre var ve ben hatalardan ders almayarak bu bavul hazırlığı işini son dakikaya bıraktığımı farkettim. Evet, bu sefer son gece değil, ondan bir gece önce hazırlanacağım. Ama kendimi garantiye alayım… yola çıkmadan önce bavul hazırlık listemi bir yazayım. ne olur ne olmaz 🙂

12 – 24 ay arası bebekler ile seyahat hazırlık listesi

  • Bezler
  • Islak Mendil
  • Pişik kremi
  • Atılabilir alt değiştirme örtüsü
  • Tülbent
  • Battaniye (ler)
  • Küçük çöp torbası
  • El dezentektanı
  • Oyuncak ve Kitaplar
  • Kıyafetler – her gün için 2 tane, mümkünse leke göstermeyecek şekilde en koyu renklilerden 🙂
  • Çoraplar, Ayakkabılar
  • Mayo
  • Havlu
  • Şapka
  • Mama önlüğü
  • Suluk
  • Kaşık, Çatal, Tabak seti
  • Taşınabilir mama sandalyesi
  • Atıştırmalıklar
  • Güneş Kremi
  • İlaçlar (Ibufen- ateş düşürücü + Baby Orajel – diş ağrısına karşı + OtriBebe Aspiratör + son günlerdeki öksürüğüne karşı doktorumuzun acil bir durumda yanımızda olmasını önerdiği şurup, bulantı için fitil ve antibiyotik)
  • Vitaminler (ne olur, ne olmaz yanımızda olsun)
  • Ateş Ölçer
  • Çamaşır yıkamak için sabun
  • Baston puset

Uçakta yanımızda olacaklar

  • bir kaç bez + ıslak mendil + pişik kremi + alt değiştirme örtüsü
  • Yedek bir takım kıyafet
  • Ateş düşürücü + ateş ölçer
  • Kulak ağrıları için sakız
    Mira çiğnemeyi bilmiyor tabi ki… ama geçen uçuşta arkamızda oturan çocuğun kulağı çok ağrımıştı koskoca uçakta sakız bulamadık…
  • Atıştırmalık kurabiye…
  • Bir – iki oyuncak ve kitap
  • Mira’nın cebine bizim adres ve telefonumuz,
    bizim yanımıza Mira’nın yeni çekilmiş bir resmi
    umarım hiç bir zaman, hiç birimiz kullanmak durumunda kalmayız…

Miracım büyüdükçe listemin de büyüdüğünü farkettim… Sizlerin de eklemek istedikleriniz var mı?

—————-

Seda email ile hatırlattı… Pratik annenin “bebek ve çocuklar ile uzun seyahatler ve uçak yolculukları” yazısından o kadar çok faydalandım ki… özellikle de Mira 1 aylıkken yaptığımız Amerika – Türkiye uçuşunda 🙂

1. YaŞGüNü PaRtiSi

Geçtiğimiz Cumartesi – 14 Şubat’ta – Mira’mızın doğumgününü iki parti ile kutladık… Bu haftayı da fotoğraf albümlerimizi toparlamaya adadım.

İlki kutlamamız Mira’nın (ve benim) arkadaşlarımlaydı… Burcu-Arda (11,5 ay), Sermin-Çınar (11 ay), Sibel-Emre (13,5 ay), Çiğdem-Selin (12,5 ay), Görkem-Yiğit (11ay), Itır-Arda (8 ay), Kıvılcım-Çınar (14,5 ay), Yasemin-Karya (4 yaş), kızımın Elif, Sibel, Selen ablaları günümüzü güzelleştirdi. Tüm bebeklerimizi yine çok büyümüş gördüm. Ayrı ayrı anlatmayacağım, fotoğraflar yeteri kadar anlatıyor 🙂 Yanlız fotoğraflarda eksik olan Emre Alp’in Mira’ya su içirmesi olayı var ki bunun video kaydı mutlaka Çiğdem’den alınıp bloga eklenmeli… Bu arada Karya’dan özel olarak bahsetmem lazım. Karya; benim ortaokuldan bu yana en yakın arkadaşım Yasemin’in kızı, bizim ilk gözağrımız… Geçenlerde 4. yaşını kutladık. Karya, Mira’nın doğumgünü partisi boyunca en başta Mira olmak üzere tüm bebekler ile ilgilendi. Onlar ile oyunlar oynadı. Yasemin’e de söyleyemedim ama pek duygulandım. İnşallah Mira’cım da ileride senin gibi sevecen, tatlı bir abla olur…

İkinci kutlamamızı akşam aileler ile yaptık… Bizim için biraz yorucu oldu ama gündüz hepimizin bir arada olma ihtimali de yoktu. İlk konuklarımız gider gitmez Mira’cım uykuya daldı. Akşam kutlamasına dinlenmişti. Tüm ilgiyi üzerinde toplayan tek bebek olunca da keyfine diyecek söz kalmadı…

Doğum günü organizasyonu konusunda uzun uzun yazmam gerçekten aklımı toplamama ve ne yapacağıma karar vermeme çok yardımcı olmuştu… Sadece gelen kişilere vermek üzere minik birer armağan konusunda kararsız kalmıştım ki… Mira’nın doğumgününden bir gün önce gelen surpriz bir paket bu durumu değiştirdi. Pastacı Rapunsel‘imiz Mira’mız için bir kutu dolusu muhteşem kurabiye hazırlamış. Bizi çok çok mutlu etti Rapunsel 🙂 Tekrar ve tekrar teşekkürler 🙂 Ondan esinlendim… Bende kurabiyeler ile “mutlu yıllar mira” yazıp, 1 ve küçük kızlar şeklinde kurabiyeler yaptım. Rapunsel’inkilerin yanında tabi ki eciş büzüş duruyorlar.

Pasta konusuna gelince… Cumartesi gününün sevgiler günü olacağını akıl ederek pastamızı 4 gün öncesinden Kuki House’a sipariş verdik. Mira’nın bir kaç fotoğrafını gönderdim. Peçete/kağıt tabakların deseninin pastanın da üzerinde yer almasını ve bir de çilekli olmasını istedim. 🙂 Kuki’nin müdürü Erhan Bey çok yardımcıydı ve sonuçta gayet güzel oldu…

Kızımın ilk doğum günü konusundaki heyacanımı menüsüne de yansıtmasam olmazdı… Tanıyanlar bilir. Her gün yemek yapmasam da… özel günlerde arkadaşlarım dostlarım için sofra hazırlamaya, deneysel veya sadece terapi amaçlı olarak bir şeyler pişirmeye bayılırım.

Aslında özel bir kutlama için menü hazırlayacağım zaman genelde yemek kitaplarımı saatlerce kurcalardım. Bu sefer öyle olamadı. Yani keyifle oyalanabileceğim pek vakit yoktu… Sonuçta ağırlıklı takip ettiğim bloglardan denediğim tarifler ile çıktım yola…

Hafta içi panik yapmamak için menüyü bir hafta öncesinden belirledim. Evdeki eksik malzemeleri de önceki hafta sonu tamamladık. Tarifleri seçerken hemen hepsinin hamurunun pişirilmeden önce buzdolabında bekletilebilen, hatta ve hatta beklemesi gerekenler arasından seçtim. Annemin mutfak robotunu ödünç aldım. Hazırlıkları haftaiçi akşamları ufak ufak tamamlayabildik. Bu arada, eve meyva suyu sıkacağı, dondurma yapma  makinası, çikolata fondü şelalesi gibi aletleri alıp, bir mutfak robotu almamış olmamız ayrı bir ironidir ya… Mazeretimiz – ev küçük, koyacak yer yok… Ardında yatan gerçek – beğendiğim robota hala bütçem yetmiyor… Her neyse… mutfak robotu ile bu hamurların hazırlıkları 5 – 10 dakika gibi sürede tamamlanıyor. Gzö korkutacak bir şey yok yani…

Buraya kadar mükemmel işleyen planım cuma günü işten erken çıkamamam, daha beteri işimin benimle eve gelmesi sonucu patladı… Akşam olduğunda sadece Mira’nın 1 yaş kurabiyelerini pişirmiştim. Elimde bir sürü pişirilmesi gereken hamur ile kalakaldım. Neyse sonuçta fırınla beraber biraz fazla mesai yaptım. Fırın çalışırken de kurabiyeleri süsledim… Planda olmayan havuçlu ezmenin havucunu kavurdum… Cenk’in hafta içi şişirdiği balonları asmasına maydanoz oldum 🙂 Pişenlerin bir kısmını yedim derken… gece yarısına doğru işimi bitirdim. Sabah eklere krema doldurdum. Kıtır Çilek’i fırınladım…

Mira’nın Doğumgünü Parti Menüsü


Tuzlular…

Tatlılar…

  • Evcini’nden Zencefilli 1 Yaş kurabiyeleri
  • Cafe Fernando’dan Kıtır Çilek
  • Karamelli Mini Ekler (ilk eklerimi lisede falandım galiba annemlerin Sofra ansiklopedilerindeki tarifi ile yapmaya başlamıştım. Yıllardır yapmıyordum. bir kaç ay önce Ayşem öyle bir şu (puf) hamuru dosyası hazırlamıştı ki aklıma girdi. İçine yumurtalı bir pastacı kreması koydum. Üstünü ise çıtır karamel kapladım)
  • La Tartine Gourmande’den Fındıklı – Havuçlu Cupcake‘ler (Béa Lulu’yu doğurduktan 2 hafta sonra bunları yaptığına göre bende yaparım dedim ; Tabi benimkiler o kadar iyi gözükemedi 🙂 bir de bir daha yaparsam da fındık yerine ceviz koyacağım)

Birinci yaşgünü organizasyonu

Avusturya’ya gitmeden önce Mira’nın doktor kontrolü vardı. Hastaneden çıkarken 5 günlük mini minicik bir kız bebek – Özüm – ile burun buruna geldik. Annesi Mira’ya, ben Özüm’e bakakaldık. Özüm’ü görünce, geçen bir yılın hızını bir kere daha farkettim. Her anının çok güzel olduğunu, göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini söyledim. Keşke arada dönüp tekrar yaşama şansımız olsa dedim. Bana da aynı şeyi söylemişlerdi ama o zaman o kadar uzak gelmişti ki bebeğim 1 yaşında demek… Özüm’ün annesine de öyle geldi biliyorum.

Bugün hala “yeni bebeğim oldu” diye hissetsem de… Hatta hala sağda solda ağzımdan “yeni bebeğim oldu benim” diye cümleler dökülse de… Mira’cım 1. yaşını bitirmek üzere ve birinci yaşını nasıl kutlayacağımıza dair düşünceler aklımda dolanmakta. Döner dönmez, seyahat notlarından önce, birinci yaşgünü organizasyonu ile ilgili notlarımı topladım. Böylece hem aklımı topladım, hem de küçük bir iş planı da ortaya çıkmış oldu.

Yer ?
Bana göre ilk doğum günü için en uygun yer; bebeklerin kendilerini en güvende hissettikleri, en huzurlu oldukları yer… Yani kendi evleri… Hele ki 1 yaşına yeni giren bebeğimiz, yürümüyorsa veya bir kaç adım sonrasında emeklemeyi tercih ediyorsa bence en rahatı bir ev ortamında olmak olacaktır.

Saat ?
Kilit nokta bebeğin uyku saatleri… Biz Mira için iki uyku arasına bir parti programı üzerine konuşuyorduk ki Mira son bir haftadır gündüz tek ve uzun bir uykuyu tercih etmeye başladı. Şimdilerde öğle uykusundan sonra başlayacak ama hava kararmadan önce bitecek bir program aklımıza yatmış durumda…

Davetliler ?
Bazı bebekler bir yaşına yaklaşırken yabancılardan tedirgin olma davranışları sergileyebilirmiş. Bizim Mira’da böyle bir davranış değişimi henüz gözlemlemedim. Aslında ilk doğum gününde de mutluluğumuzu bütün sevdiklerimiz ile paylaşmak istiyorum. Ancak davetli listemize gönlümüzün değil, parti mekanımızın yani evimizin kapasitesine göre karar vermek zorundayız. Mira’nın oyun arkadaşları… Çok yakın bir kaç arkadaş… Yakın bir kaç akraba… listeyi bir yapalım olmadı iki ayrı kutlama günü organize ederiz 😉

Kıyafet ?
Ne giydireceğimizi önceden deneyelim. 40. gün mevlütü için Mira’ya özen bezene bir elbise giydirmek istemiştik. Keten yumuşak cici bir şeydi… Ama Mira’cım kıyameti kopartmıştı. Yerine giydirmek istediklerim de kirliydi. Mira’dan sonra içimden acayip bir kokoş çıkmaya başladı. Mira’cım yürümeye başlayınca şunlardan bir tane bulmak veya yapmak lazım… Daha fazlasına buyrun buradan da bakın… Bu arada… birinci doğum günü için özel bir mama önlüğü aradım, henüz bulamadım. o gün giydireceğim bir önlüğü sandıkta saklamak çok hoş olur.

Pasta ?
Şeker hamuru ile dekore edilen pastalar masada harika duruyor. Bebişlerin bile ilgisini çekiyor… Fotoğraflarda harika çıkıyor… Ancak bana göre burada önemli bir nokta var. Şeker hamuru şekillendirilirken, elde bol bol mıncıklanması gerekiyor. İşte burada nedense hijyenik kaygılarım devreye giriyor. Bana göre pastayı nerede, kimin yaptığı çok önemli. Kendi pastanı yapmak en güzeli ama şimdi oturup şeker hamuru yapmayı öğrenecek halim yok… Sadece bilmediğim, güvenmediğim yerlerden şeker hamuru kaplı pastalar almam. Hoş bugüne kadar hiç şeker hamuru kaplı bir pasta almışlığım da yok… (geçen doğum günü pastamı saymıyorum, o hediye geldi)

Ankara butik pasta siparişi alan iki arkadaş kendi pasta evlerini açtı.
Banu’dan Karamela
Hilal mah. 4 cad. 677 sok No:44/A Çankaya Tel:4404446
Aslı’dan Tarçın’nın Mutfağı
Uğur Mumcu Cad. Kızkulesi Sok. 34/A GOP Tel:4375141
İstanbul’lulara ise şu üstteki muzur ifadeli peri kızının yaratıcısı Pastacı Rapunsel‘i adres göstereceğim. Keşke bu pastaları kırılmadan kargolamanın bir yolu olsa…

Pasta mevzuunu kapatmadan bir önemli not daha ekleyeyim… Bebeğimizin birinci yaşgünü şerefine kooocaman değil, davetli sayımıza uygun bir pasta siparişi verelim 🙂

Menü ?
Servisi kolay küçük porsiyonlanmış yiyecekler… elle yenilebilecek minik atıştırmalıklar… Ne de olsa bebeklerin peşindeyken kimsenin şöyle dolu dolu bir tabak yeme şansı pek yok… bari büfenin yanından gelip geçerken bir iki lokma yenilebilsin 🙂

Öte yandan tırtıldan şempanzeye geçiş döneminde olan bebişlerimizin de tadına bakabileceği bir kaç atıştırmalık üzerine de çalışılabilinir. Mira ağzındaki toplam 4 diş ile Maşallah her şeyi çiğnemeye pek meraklı.. meyve ve haşlanmış sebze şişleri… minik peynir küpleri… yoğurtlu havuçlu – kabaklı kanepeler… gibi alternatifler yapabiliriz…

Süslemeler ?
Doğumgünü partisinin teması bebeğimiz veya bebek konuklarımız için pek önemli olamayabilir. Ancak bence her zaman bizim hafızamızda ve fotoğraf albümlerimizde yer alacaktır. Masa örtüsünden, bardağına, peçetesine kadar hazır parti setleri bulmak da mümkün… Ben kağıt tabaklar, onlara uyumlu peçeteler ve biraz balon ile süsleyerek ortamı parti havasına sokmaya çalışacağım sanırım…
Bazı arkadaşlarım bebeklerinin bir yıl boyunca çekilmiş fotoğraflarından bir slayt gösterisi hazırlayıp, parti boyunca televizyon ekranlarından göstermişlerdi. Güzel gözükmüştü ama bizim televizyonun genel alanlardan uzaklığını göz önüne alarak böyle bir organizasyona kalkışmayacağım.
Parti Dünyası ve Parti Paketi adreslerinden parti setleri, kağıt tabak ve peçete online olarak temin edilebilinir.
Ankara’lı arkadaşlar… Parti malzemeleri konusunda Dikmen’de bulunan Euroflora‘dan çok uygun fiyatlara harika malzeme ve fikirler alabilirsiniz. Esat’ta bulunan Crown Balon‘nun ise balon fiyatları bile çok pahalı ama sanırım uçan balon yaptırmak için halen en uygun adres….

Aktiviteler ?
İlk oyun grubu buluşmalarımızda, Sermin‘in harika parmak – el oyunları ve şarkıları ile bebişlerimizin hepsi büyülenmiş gibi kalsalar da… Son buluşmamızda iyice hareketlenmiş bebeklerimizin önceliğinin artık etrafı mobil olarak keşfetmek olduğunu farkettim. 1 yaşındaki bir bebeği bile bir süre sabit tutup, dikkatini toplayacak aktivite bulma zorluğu çekerken, bir grup 1 yaşındaki bebeğin ilgisini aynı anda toplayacak bir fikir bulamadım. Öte yandan partiye katılan yetişkenler için, ileride hoş birer anı olarak saklanabilecek harika fikirler çıktı karşıma…

Bebeğimin 1. Yaş Portresi… Konuklara biraz renkli kalem, kağıt ve üzerinde çizebilecekleri sert bir zemin sağlanır. Kimseden sanatsal bir yetenek beklenmez 🙂 Çöp adam da kabuldür… “Başla” anonsu ile konuklara bebeğin portresini çizmek için 30sn. verilir. Zaman dolduğunda herkes kendi çizimini, saat yönünde bir yanındankine uzatır. İkinci bir 30sn. tutulur. Bir kaç turdan sonra çizimler oldukça eğlenceli hale gelmeye başlıyormuş. Partiden sonra elimizde olan çizimlerden bir kolaj yapılabilir ve çerçevelenip saklanabilinir.

Bizim için çok özelsin… Bebeğimizin 1. yaşına ait bir fotoğrafı kenarlarını genişçe bırakacak şekilde bir kartona yapıştıralım. Resmi bir masanın üzerine yanına biraz renkli kalem koyarak yerleştirelim. Gelen konuklardan, fotoğrafın kenarlarına doğum günü bebeğimiz için birer mesaj yazmasını isteyelim. Partiden sonra çerçeveleyip odasına asabiliriz.

Bebeğim ve konukları… Bir masaya kartondan kesilmiş boş çerçeveler, renkli kalemler ve çıkartmalar hazırlanır. Gelen konuklardan birer çerçeve dekore etmeleri istenir. Konuk ve bebeğinizin birlikte bir fotoğrafı çekilerek, partiden sonra bu çerçevenin içerisine yerleştirilir.

Zaman Kapsülü – Mesaj Kutusu… Partiden önce bir kutu süsleyebilir. Aile ve arkadaşlardan, bebeğinizin büyünce okuyabilmesi için notlar yazarak kutuya koymalarını isteyebilirsiniz. Hatta uzaktaki arkadaş ve akrabalarınız da notlarını posta ile gönderebilirler. Yıllar sonra açıkdığında hoş bir sürpriz olacaktır.

Bebeğimin el ve ayak izleri… Bu fikiri en son kuzen Tuna’nın doğum gününde gerçekleştirmişler. Doğum gününden bir gün önce kraft bir kağıdı Tuna elleri ile boyamış. Yemekten sonra masanın üzerine serilmiş. Herkes Tuna’nın doğum günü ile ilgili dileklerini keçe kalemler ile yazmış…

Hediyeler ?
Üzerinde düşündüğüm birinci nokta bebeğimin hediyesi… Gördüğüm kadarı ile ilk doğum gününde bebişlere bir sürü oyuncak ve kıyafet hediye geliyor. Bebeğimiz için kimin ne aldığının bir önemi yok ama ben düşünmeden edemiyorum… Annesi ve babası… ilk doğum günü hediyesi olarak ne yapacağız?

1) Kendi hediyemizi kendimiz yapabiliriz… Ben bir süreden beri Mira’ya bir doğum günü hediyesi hazırlamak için elimde tığ haldır huldur örüyorum geceleri. Son aşamada babasının katkıları olacak projemize… Bitirince buradan paylaşacağım. Şimdi farketmezse bile, yıllar sonra bu oyuncağa veya fotoğraflarına bakıp, annem ile babam benim için yapmışlar desin istiyorum. El yapımı bebek hediyeleri konusunda Kitubi’nin şu ve bu yazılarına da bakınız…

2) Özgün bir hediye alabiliriz… Ankara’lılar için bir öneri… 365 Alışveriş Merkezinde SMYK mağazasında kişiye özel peluş oyuncaklar yapılıyor. Önce içi boş ayı, kuzu, tavşan, kurbağa vs. istediğiniz oyuncağı seçiyorsunuz. İçini dolduruyorlar, minik bir kalp ekliyorlar. Hatta kalbin yanına, bir de kendi ses kaydınızı yaptığınız, sarıldığında çalışacak bir aparat ekletebiliyorsunuz. Dikiyorlar. Oyuncağa bir isim veriyorsunuz, bir de doğum belgesi hazırlanıyor. Zengin kıyafet kolleksiyonundan oyuncağınız için giysiler seçiyorsunuz. Çok güzel bir kutu ile size evinize götürüyorsunuz. Bence her yaşta çocuk için çok güzel bir hediye…

3) Geleceğe yatırım yapabiliriz… İlk doğum günü şerefine bir yatırım hesabı açabiliriz veya köklü bir kuruluşun bir LOT hisse senedini alabiliriz. Belki anneanne, babaanne, dedelerini de bu projeye dahil ederiz. Şu an için pek duygusal bir proje gibi gözükmese de dişe dokunur bir süre sonra (15 – 20 yıl mesela) hoş bir şey olacaktır.

Hediyeler konusunda aklıma gelen ikinci nokta… Bizimle bugünü paylaşan konuklara gülümseten birer anı vermek. Bu konuda biz ne yapacağımıza karar vermedik ama gördüklerimden bir kaç örnek vereyim.

1) Kavanoz mama tüketiyorsanız… Mama kavanozları biriktiriliyor. İçlerine şeker dolduruluyor. Kavanoz kapağının altından bir kurdela bağlanıyor. Gelen konuklara sevimli bir hediye oluyor. Bebeğimin geçen sene yediği mamalardı diye gelenler ile paylaşabilirsiniz.

2) Fotoğraf Magnetler… Bir ara Ofis 1’te Avery’nin Magnet tabakaları satılıyordu. Bebeğimin bir fotoğrafını magnet haline dönüştürmek çok şirin bir hediye olabilir.

3) Kurabiye mi yapsak acaba?

Fotoğraf Çekimi?
Mira’nın 40’ında okuttuğumuz mevlütten elimde hiç bir kayıt olmaması aklıma geldikçe içime oturan bir durumdur. Bu işi de mutlaka önceden planlamalı… Fotoğraf makinası ve kamera için piller şarjlı, hafıza kartları boşaltırmış olmalı… Doğum gününde bu işlerden sorumlu olacak bir kişi görevlendirilmeli 🙂 Gelen konukların da çektiği kayıtlardan edinilmeli…

Başka Başka ?
Plan program konusunda esnek olalım… planlara uyamazsak da hiç bir şeyden stress olmayalım… her koşulda günün tadını çıkartalım…

Organize işler söz konusu olunca kafamda kırk tilki dolaşır… kırkının da kuyruğu birbirine değmez… biraz da çenem düşer 🙂 Lütfen beni yanlız bırakmayın. Sizlerin de bu konuda önerilerinizi, tecrübelerinizi, fikirlerinizi, yorumlarınızı çok merak ediyorum…