Poşetlenmemiş olsun…

Kıbrıs’taki kaybolmalarımızdan birinde kendimizi – haritada Güzelyurt körfezinde bir deniz kaplumbağası resmi ile işaretlenmiş – uçsuz bucaksız bir kumsalda bulduk. Pazar günü olmasına rağmen hiç kimse yoktu sahilde… Öğrendik ki bu plajda zaman zaman ters akıntılar olduğu için halk bu sahili hiç tercih etmezmiş. Üçümüze özel bu koca bir kumsalda huzur bulduk… Çok eğlendik… Derken, kumların arasından gözümüze çarpan ayrıntılar huzurumuzu kaçırdı…

Evet hiç insan yoktu ama artıkları öyle çoktu ki… Göz alabildiğine uzanan kumsal, ilk başta çok belli olmasada göz alabildiğine naylon torba, plastik çuval, cam şişe doluydu…  Cenk ile Mira kumlarda koştururken ben biraz çöp topladım. Toplayabildiğim miktar bir damla misali ama damla damla değişir bir şeyler… Bu arada “hangi zihniyet yüzülemiyor diye bu güzelim plajı çöplük olarak kullanır diye?” bir an duraksasam da, ayılmam kısa sürdü. Düşündümde bu çöpler bizim evimizden bile çıkmış olabilirdi. Çünkü dikkat etmemize rağmen poşet kullanımını hayatımızdan %100 çıkartabilmiş durumda değildik…

Bir naylon poşetin doğada yok olması 10 – 20 yıl sürüyor. Bir araştırmaya göre okyanusta seyreden gemiler yılda 3 milyon 700 bin kilogram plastik torbayı denizlere bırakıyor. Dünyanın yüzeyi bugüne kadar plastik çöplüğüne dönmediyse nedeni, deniz tabanlarının çöplük gibi kullanılması… Uzun yıllar bozulmadan doğayı kirletmeye devam eden plastikler yüzünden fok ve kaplumbağalar başta olmak üzere pek çok canlı, bu plastiklere dolandıkları için ölüyor…

Farkında bile olmadan bu poşetler hayatımıza dolanmış durumdalar… Kurtulmak için ise gerçekten çaba göstermek gerekiyormuş. Benim bir bez çantam ve bir kaç filem var, çoğu zaman yanımdalar ama  unuttuğum da oluyor veya bazen de filenin içine karışıyor poşetler… Bundan sonra kendime hiç bir mazeret sunmamaya karar verdim.

Dün pazara herzamanki gibi annemin İkea’dan aldığı çiçek taşıma çantası ile indik. Her zamanki tezgahta çantamızı doldurduk. Ama çıkışta almayı unuttuğum havuç geldi aklıma… başka bir tezgahta durdum. Pazarcı daha 1 kilo havuç demem ile birlikte poşeti çekti doldurdu, ses hızıyla tartmaya gitti. Eskiden sesimi çıkartmaz alır havucu hızla devam ederdim. Bu sefere “Poşete gerek yok, alayım onları da çantanın içine…” dedim ama “Olur mu öyle şey abla…” diye tutturdu. “Olur hatta daha güzel olur” dedim. “ihtiyacım yok benim” dedim. Olurdu olmazdı uzadı gitti bu dialog… Her zaman alışveriş yaptığım adamlara gitsem işim çoktan bitmiş olurdu. Sonunda o pes etti “Peki istiyorsanız öyle olsun” dedi ama o kadar anlatmama rağmen anlam veremediği yüzünden belli idi…

Geçenlerde Esra da yazmıştı; Gerçekten karamsar olmak için artık çok geç… Birilerinin bizim için önlemler alıp bir şeyler değiştirmesini beklemek çözüm değil…

Bu arada poşet kullanımı ile alakalı değil ama kullandığımız herşey ile ilgili… İzlemediyseniz 20 dakikanızı ayırın ve buyrun “Story of Stuff (Şeylerin Öyküsü)“nü izleyin. Bir şeyler alırken iki kere düşünmenizi sağlayabilir… Şimdilik sadece ingilizce’sini buldum – Türkçe alt yazılı bir versiyonunu aramaya devam ediyorum.

. .

Sürdürülebiliryasam.org ‘dan çokça düşündüren kısa filmler için TIK 🙂

Pazar Filesine Dönüş için TIK 🙂

Anne ve Bebişi “Yaşadıklarımdan Öğrendiklerim” demiş ya bir de ona TIK 🙂

Türkiye’de 5 kişiden biri naylon poşet yerine alışverişlerinde bez torba kullansa,
bir nesil boyunca ülkemiz 31 milyar 46 milyon naylon 400 bin poşetten kurtulacak.
Çünkü, bez torba kullanmak,
bir kişi için haftada 6, ayda 24, yılda 288, yaşam boyunca ise 22 bin 176 plastik poşeti
kullanmamızı engelliyor…

4 thoughts on “Poşetlenmemiş olsun…”

  1. …ben de Alaçatıda sürekli çop topluyorum…biz toplum olarak kanıksamışız çöplükte yaşamayı …burada plajda görevliler izmaritleri plajda çukur kazıp içine gömüyor…ben de yoruldum milletle kavga etmeye ?? bu arada Migros ve Tansaş geri dönüşümü kolay poşetlere geçti…ayrıca koroplast da aynı cins büyük boy çöp torbaları satıyor….kullanılması zorunlu durumlarda hiç yoktan iyidir…

  2. Banucum;
    Süpersin, iyi ki sen de bu konuda yazdın. Herkes birbirine anlatıp gözünü açtıkça ağ genişler.. Umarım herkes çok geç olmadan durumun farkına varır.

  3. Biz, uzun zamandır hiç poşet kullanmıyoruz. Paşabahçe ile Zara’da çok güzel alışveriş çantaları var tavsiye ederim. Biz çocuklarımızı bilinçlendirirsek, onlar arkadaşlarını bir sürü insanı etkileyeceğiz. Ben inanıyorum başaracağız. Bir de kürk giyen kadınlara boya atma cesaretini bir bulabilsem. Biraz şiddet içerikli biliyorum aama onların yaptıklarının yanında hiç kalmaz mı?
    Sevgiler
    Umur & Ada

  4. Serap’cım; bildiğimiz Tansaş ve Migros poşetleri geri dönüşümlü mü oldu? Farketmemişim… Senin plaj görevlileri ile kavgalarını unutmak mümkün değil. İlginç olanı adamlarad hiç bir gelişme olmaması…

    Esra’cım; pozitif şeyler de paylaştıkça artıyor… Kimbilir belki birimiz 100. maymun olacağız ve tüm dünyayı değiştireceğiz 😉

    Umur’cum… senin bu konuda hassasiyetini ilk gördüğümde farketmiştim. bende inanıyorum; bizim yetiştireceğimiz çocuklar dünyayı değiştirecek… Gerçek kürk giyenler konusunda da öyle haklısın ki onları ne anlayabiliyorum ne de affedebiliyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *