Archive

Author Archive

Yiğit Paşa’nın doğumgünü

Mart 19th, 2009 banu 7 comments

Yeni hafta sonu kapıya dayanmışken, ben yine geçen hafta sonu diye başlayan bir yazı yazmaya başlıyorum. Acilen günün 25 saate ve haftanın da 8 güne çıkartılmasını talep ediyorum. Aklımda evde ve işte yapılacak yüzlerce proje, çekmek istediğim binlerce fotoğraf, yazmak istediğim onlarca yazı… Hiç birine elim gitmiyor… İşyerimde bir haftada bir mektubu ancak yazdım. Ev tarumar. Mira’cıma sarılıp, kıvrılıp uyuyasım var. Ama Mira’nın hiç uyuyası yok… Fotoğraf makinamın netlik ayarı bozuldu. Fotoğraflarım da aklım gibi pek bulanık…Tamire götürmeye korkuyorum. Çok bozuğum çok…

Uzatmayayım… Geçen hafta sonu Görkem’lerde Yiğit’in 1. yaşını kutladık. Bizim bebek çetesi tam kadro bulunamadı ne yazık ki… Selin yurtdışındaydı… Emre hastaydı… Arda‘cım gece ateşlenmişti… Çınar ve Mira temsil ettiler çeteyi :) Yiğit paşa da bir gece önce başlayan kutlamalar sonucu biraz halsizdi… Ama anneannesinin doping çorbası ile hemen kendini toparladı. Clark Gable gülüşünü yüzünden eksik etmedi. Günün en güzel sürprizi ise Nilsu ile tanışmak oldu…

Categories: buluşma Tags: ,

Anneanne’nin 2008 - 2009 Sonbahar - Kış Kreasyonu

Mart 15th, 2009 banu 14 comments

Kolleksiyonun ilk parçası: geçen sezondan bir klasik :) Fotoğraflardan pek belli olmasa da… 50×50cm ebatları ile mini minicik bir battaniye; pembe ebruli dokusu ve kenar işlemesi ile dikkatleri çekiyor. Annemin tabiri ile bu bir “Acil Durum Battaniyesi - Emergency Blanket”! İlk bakışta görenleri “cimriler küçücük örmüşler” diye düşündürse de… Bebeğimiz minikken ana kucağı - oto koltuklarının üzerine cuk oturuyor. Büyüyünce kullandığımız bebek arabasından aşağılara sarkıp kirlenmiyor. Annelerin çantasında az yer kaplıyor. Bebeğimizin ilk yılının en basit ama en işlevsel parçalarından biri olarak kayıtlarda yerine alıyor :)

Kolleksiyonumuzun bu seneki gözdeleri ise kesinlikle PELERİNLER - PANÇOLAR…

Read more…

Bir Pazar klasiği

Mart 12th, 2009 banu 8 comments

Bu sene Cenk’in en yoğun çalıştığı gün: Pazar… Mira ile ben hep başbaşayız.

Geçen Pazar da işe giderken uyandırıyor bizi… Kahvaltıdan sonra, annem ile anneannemlere doğru yol alıyoruz. Yol üzerinde 20 dakika - 20 günlük Yiğit bebeği sevme - annesine moral verme molası ve sonrası anneannemin evinde Pazar günü kadınları buluşması… Anneannem, yengem, annem, ben ve Mira… Hava da çok güzel içim gidiyor. Anneannemi de alıp dışarı çıksak diyorum… Ama dinletemiyorum. 80 yaşından sonra geçirdiği 3 bel ameliyatı yüzünden o merdivenlerden inmesi gözünde büyüyor da büyüyor. Önce “zaten hava da kapandı” diyor. Sonra “sen evinden çıkarsan, burayı kiraya verir, ben senin evine taşınırım, düz ayak ne güzel olur” diyor… “ne güzel olur” diyorum. Yüksek tonlarda sohbet ediyoruz. Yiyoruz, içiyoruz.

Read more…

Çok okuyoruz ama…

Mart 7th, 2009 banu 9 comments

halen kütüphanemiz okuma hızımızdan çok daha hızlı büyüyor… Tutamıyorum kendimi… Bazen onlarca okunmamış kitap bizi beklerken yine alıyorum yine alıyorum. Yanlış anlaşılmasın şikayetçi değilim bu huyumdan. Hatta memnunum bile diyebilirim. Sadece biraz yer ve zaman sıkıntımız var o kadar… Mira’dan önce, o odada bulunan kocaman kütüphanemizi, eşimin iş yerine gönderince; evde her atıl her köşe kitaplık olarak değerlendirilmeye başlandı. Marangozumuz Nuh Usta yaratıcılığımızı taktirle karşılıyor…

Eski okuma düzenimize dönüş için iki büyük girişimde bulunduk. İlk olarak tuvalete bir kitap rafı taktırdım. Bu konuda fazla yorum yapmayacağım :) Sonra Digitürk’ü kapattırdık. Kablo TV’de yok evde… Galiba antende yok… Cenk Kablo TV’yi bir kaç ay sonra bağlatacakmış… İlk evlendiğimizde de ben bağlatayım demişti - 2,5 yıl sonra bağlatmıştı… Yani uzunca bir süre televizyonsuz olmayı da garantilemiş bulunuyoruz. Zaten izlemiyorduk - biraz cnbc-e hepsi o idi… Artık takip ettiğimiz dizileri bir ara DVD’den izleriz dedik… artık o ara ne zaman olursa…
- buradan yakın arkadaşlarımıza da sesleniyorum. evinizdeki televizyonu gördüğümüzde evlendiğimiz ilk yıllarda olduğu gibi aval aval bakabiliriz… mazur görün artık  ;)

Read more…

Categories: kitap, paylaşmalık Tags: ,

“Ve her çocuk aslında müzikaldir”

Mart 5th, 2009 banu 10 comments

“Müzik insanların doğasında vardır ve her çocuk aslında müzikaldir” demiş Yapıncak… Başka güzel şeyler de demiş… Çocuk ve Dünyası’ndaki röportajında

Videoyu, Mira’cım 10 aylıkken, Avusturya dönüşü Atatürk Havalimanı Garanti Lounge’da iç hat bağlantısını beklerken çekmiştim. Çok uzun zamandır “müzik duyunca dans ediyor bu kız” diyor… sonra “yok canım sallanması tesadüf galiba” deyip geçiştiriyorduk. Sonra sonra farkettik… sadece dans etmek ile kalmıyor, şarkı da söylüyor :) Son bir kaç aydır ise tutabilene aşkolsun.

Annem “kime benziyor ki Mira… ne annesi, ne babası oynar… bu kız çok oynak…” diye takılıyor bize… Aslında yanılıyor, Mira bize çok benziyor. Biz dans konusunda beceriksiziz ama hevesliyiz… Sadece sosyal ortamlarda ifşa etmiyoruz kendimizi… Mira’ya ise saklanmıyoruz :) Öte yandan iyi müzik dinleyicileriyiz… Daha doğrusu yıllar geçtikçe, olgunlaştıkça, oluyoruz… Bir bakmışız büyümüşüz. Çocukluğumuzun metal albümlerinin yanına yıllar içinde önce klasik rockları, bluesları, sonra sonra jazzları, derken klasikleri ve dünyadan güzel etnik tınıları da eklemişiz… Daha çook fırın ekmek yemek lazım… neyse…

Read more…

Bilmece Kartları

Mart 3rd, 2009 banu 26 comments

Son zamanlarda Fikret Kızılok - Bülent Ortaçgil’den Büyükler İçin Çocuk Şarkıları albümünü daha bir keyifle dinliyoruz. Miracım odasındaki IPod’un önüne geliyor… Hop hop zıplayarak açmamızı istiyor. Olmadı eline IPod’un kumandasını geçiriyor. Öyle böyle bir şekilde kendisi açmayı başarıyor. Bahtına çıkan şarkı eşliğinde sallanmaya başlıyor.

Albümden “Bilmece” dilimize dolandı kaldı. Annesi, babası, anneannesi, Haticesi herkes evde “Tostoparlak bir küçük böcek diye…” tutturup gidiyor.

Read more…

Emekleyen bebeklere :)

Şubat 26th, 2009 banu 3 comments

Kardan Adam ve Kar’a İlk Merhaba

Şubat 24th, 2009 banu 10 comments

Hafta Sonu Raporu - 2

Haftasonu lapa lapa kar yağdı. Uzun zamandır kar yağışına sevinmeyi unuttuğumu… aman yollar kapanacak… don olacak… arabalar kayacak… endişelerinin gözümü kör ettiğini farkettim. Oysa çocukken içim içime sığmazdı lapa lapa yağan karı görünce… Yalvar yakar dışarı çıkar, yün eldivenlerden ellerimiz, botların içinden ayaklarımız donana kadar oynardık…

Cumartesi… Mira uyurken… Dışarıda lapa lapa kar yağarken yolların durumu ile ilgili kaygı bulutlarını kovaladım. Dışarı çıktım… Camın önüne küçük bir kardan adam yaptım. Mira’cım uyanınca merhaba desin diye…

Read more…

Categories: yapmalık Tags: ,