Güle güle git… 2008
Tüm sıkıntı ve zorluklarına rağmen Mira’mızın bize katılmasıyla unutulmayacak yıllar arasına girdin. Hafızamda Mira’cım kadar temiz ve güzel kalmanı istiyorum. Senden şikayetçi olmam mümkün değil…

Hoşgeldin… 2009
Read more…
… hatta ben iki satır yazana kadar neredeyse gidecekler
Kardeşim Baha ve eşi Özge tatile geldiler taaa Amerika’lardan… Çok özlemiştik iyi oldu gelmeleri
Read more…

Geçtiğimiz hafta yaşadığımız sevimsiz hikayemiz bitmeden ve sebebinden de emin olmadan yazmak istememiştim. Çok şükür bitti de yazıyorum…
Read more…
Bir kaç ay önce kardeşimin eşi NY Times’tan bir yazı paylaşmıştı… “Anne babaların yemek konusunda yaptıkları 6 hata” başlıklı bu yazıyı şöyle bir okumuş, yemek ile ilgili herşeye bu kadar meraklı biri olarak bu hataların hiçbirini zaten yapmayacağımdan pek bir emin olmuştum. Mira’cımın sağlıklı yemek alışkanlıklarını doğallığıyla geliştireceğine inancım sonsuzdu. Ancak geçen zaman bana annelikte hiç bir şeyden çok emin olmamam gerektiğini gün ve gün öğretiyor.
Mira’cım 10 aylık oldu. 4.-5. aylarda 1-2 kaşık tadımlık olarak ek gıdalar başladı. 6. ayda miktarları arttırdık. Ana besinimiz hala anne sütüydü ama Mira’cım bizim yediğimiz gibi yemeye inanılmaz hevesliydi. İleride sofra alışkanlığı sorunsuz olsun, bizi izlesin öğrensin diye yemeklere de hep beraber oturuyorduk. Yemek yemeye ve yapmaya ilgili bir aileyiz ya… Mira’nın da yemek konusunda hiçbir zaman sorun yaşamayacağını düşünüyorduk.
Read more…
Bu bayramın güzel olayı… Kuzenim Levent, eşi Ayça ve oğluşları Tuna’nın, uzun zaman sonra Ankara’ya gelmeleri… Daha güzeli bizimle kalmalarıydı. İki günlüğüne de olsa çok çocuklu, kalabalık bir aile demosu yaşadık.
Tuna, 23 aylık… Mira’dan tam 13 ay büyük…
Büyüklerin küçükler üzerine etkisi daha ilk dakikada göze çarpıyor. Mira’cım, ilk andan itibaren Tuna’dan gözünü ayıramadı. Tuna’nın peşinden emekleyerek yetişmeye çalıştı. Hep yanında olmak istedi. Onun gibi iki ayağı üzerinde durmaya, onun yaptıklarını yapmaya çalıştı. Tuna’nın koşturup durmasına imrendi. Haftalardır yemek yemekle hiç işi olmazken, Tuna yerken, o da yedi… Tabi Tuna ağladığında, Mira’da duruk yere kopardı yaygarayı… Bu curcunada, önce “çocuk sayısı artınca vay halimize” desek de, Tuna ile sessizce kafa kafaya verip, koltuk altına kaçan oyuncağa bakakaldıkları an herşeyi unutturuyor…
Read more…

Bayramın ilk gününü bahçemize düşen bir parça kar ile karşıladık. Mira’cım, bahçesinde bir farklılık olduğunu anladı ki, güneş çıkıp tüm karları eritene kadar yapıştı cama…
Bayramda herzaman ki gibi Ankara’dayız… Ama bu sefer uzaklardan kuzenler, arkadaşlar, bebişleri gelecekler. Hatta aynı şehirde yaşayıp bir türlü görüşemediklerimizle de sözleştik, bu bayram kavuşacağız birbirimize… Hepimizin çok ihtiyacı vardı, bu bayram tatiline…
Bayram gibi bir bayram geçireceğiz
Darısı herkese…

Geçtiğimiz hafta evde - işte - maddi - manevi çok zor ve sıkıntılı geçti. Hele ki bu haftanın zorluklarını düşündükçe de gelmesinde korkar bir halde hafta sonunu bulduk. Böyle dönemlerde, herşeyin yoluna gireceğine inanmak için güzel şeyler yaşamak istiyorum…

Read more…
Son Yorumlar...