Archive

Archive for the ‘sobeler’ Category

Emzirme Reformu Anketi

Aralık 27th, 2010 banu No comments

EMZİRME REFORMU GEREKLİ ! Çalışan Gebe ve Blogcu Anne‘ye Emzirme Reformu hareketini başlattıp, sahiplendikleri için teşekkür etmeli, daha çok kişiye duyurulmasını sağlamalı… ben bu konuda çok yazmak istememe rağmen tembellik ediyordum. Blogcu Anne herkesten cevaplamasını istemiş, benim de yazmak için bahanem oldu… (okuyanlara burada artık sadece anketler cevaplanıyor gibi gelmeye başlamıştır ama yakında düzelecektir diye not düşeyim :) )

(1) Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç?
Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 1,3. (Kaynak UNICEF Türkiye). Annelerin yüzde 98′i doğumdan sonra emzirmeye başlıyor, fakat ilk iki aydan sonra genel emzirme sorunları veya işe başladıklarında yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle emzirmeyi ve anne sütüyle beslemeyi sonlandırabiliyorlar.

Durumun çok parlak olmadığını düşünüyordum ama yüzde 1.3 aklıma bile gelecek bir rakam değildi.

Read more…

Okulla gitmek (ya da gitmemek…)

Aralık 14th, 2010 banu 9 comments

Damla bir zaman önce bir anaokulu anketi başlatıp, bana da paslamıştı. Mira okula başladığından bu yana okuldaki hayatından pek bahsetme fırsatı bulamamıştım. Yine uzun ara verdim ama güzel bir bahanem oldu…

1. Çocuğunuzu kaç yaşında kreşe gönderdiniz/göndermeyi düşünüyorsunuz? Kreşe göndermek için beklediğiniz yaş dışında bir şey var mı?

Mira tam 22.5 aylıkken yuvaya başladı. Bir yılı aşkın bir süredir Binbir Çiçek Çocuklar Evi Montessori Önokulu‘na devam ediyor. Haftada 3 yarım gün olarak başladık sonraki 2 ay içerisinde haftada 5 yarım güne çıktık. Son bir aydır da 5 tam gün olarak devam ediyor.

Read more…

Bebek ve çocuk kitapları üzerine…

Kasım 20th, 2010 banu 10 comments

Başak, Kids’in bebek ve çocuk kitapları üzerine başlattığı anketi bana paslamıştı. Zaten özel olarak paslanmasa da yazılası bir konu ama ben yazmakta pek geç kaldım…

1. Boncuğunuza kitap seçerken en çok önem verdiğiniz kriterler neler?

Read more…

Bu blogda en çok okunan yazılar

Ekim 19th, 2010 banu 5 comments

Hayatın ucunu kaçırmamak adına biraz boşlamıştım bloglamayı… Boş yere vicdan azabı çekmemem için  otokontrol sistemim devreye girmiş, bilinçaltım yazmaya vakit ayıramayacağımı bildiğinden olsa gerek, içimden de tek satır yazmak gelmiyordu. Nihayet bir kaç gündür, kaldığım yerden devam edebilmek için ufak ufak kaşınmaya başladım. Taslakta bekleyen onlarca yazıya elim gitmiyorken… Hele yazmayı tamamlayamadığım diğer şekersiz dondurma tarifi, kafamı kaldırdığımda camdan gördüğüm karanlık bulutlar ve sararan yapraklar ile son derece alakasız kalırken…  Pratik Anne’nin bu sobesi nereden başlasam ki derdime çare oldu… Şeytanın bacağını bu yazı ile kırıyorum ya, gerisi gelecek artık… (telkin, telkin, telkin…)

  1. Birinci yaşgünü organizasyonu ve 1. YaŞGüNü PaRtiSi
    Googledan en çok tıklama alan blogun en çok okunan iki yazısı… Bebeği yormadan anneliğin ilk yılı kutlamayı hakediyor. İlk yazıda kendi doğumgünümüzü organize etmeden önce nasıl bir kutlama yapılabilir konusunu iredelemiştim. İkinci yazı ise kendi tecrübemiz…
  2. El yapımı… Ev aksesuarlarımız…
    Bu yazı da kendi kendime bir telkin yazısıydı ama işe yaramamış :P Mira için bir sandalye yapmaya heves etmiş, kendi kendime hadi yaparsın gazı vermek için bugüne kadar yaptığım en iddalı 3 parça ev eşyasının fotoğrafını çekip anlatmıştım. Aslında tamamlanmışlar yerine yarım kalıp bekleyenleri de anlatsaymışım belki kendim için daha ikna edici olabilirmiş.
  3. At Pazarı, Koyun Pazarı, Saman Pazarı…
    Ankara Kalesi çevresine dair yazılmış o kadar az şey var ki, onlarca seyahat yazısının arasından bunun öne çıkmasının tesadüfü olmadığını düşünüyorum.
  4. Tuvalet eğitimini tamamlamaya hazır mı(yız)? ve Tuvalet konusunda yardımcılar
    Bebekken tuvalet alışkanlığı geliştirmek, 2 yaşında tuvalet eğitimi konusunda çalışmaktan çok daha kolay :) Bu yazılarda hem kendi erken tuvalet alışkanlığı tecrübemizi anlatmıştım, hem de benzer yöntemleri izleyen diğer blog yazarlarının yazılarını bir araya toplamıştım.
  5. B.E.Ö. Sonbahar
    Mira’nın ilk sonbaharı ve ilk sürpriz sepeti deneyimi :) Baktıkça sıpa ne çabuk büyüdü demekten kendimi alamıyorum. Sanırım bu yazı mevsimsel olarak öne çıktı. Zaten hemen bir iki tık gerisinden takip eden diğer yazı da Nezle ile İlk Savaşımız olmuş :)

Read more…

Nereden çıktı bu blog yazma işi?

Temmuz 13th, 2009 banu 10 comments

Kitubi’deki şu yazıdan sonra farkettim; aslında bu soruların cevabını uzun uzadıya düşünmemişim bile… Sadece Mira’nın doğumu ile yaşadığım pozitif enerji patlamasını kayıt altına almam lazım, uzaktaki - yakındaki - tanıdık - tanımadık herkes ile paylaşmak lazım demiş, başlamışım yazmaya… Damla sayesinde bu akşam durdum düşündüm… Nereden çıktı bu bloglama işi? Neden yazmaya başladım?

Aslında ben, gerekli gereksiz aklıma takılan her konuda, çok araştırıp, çok okumama rağmen yazmaya hiçbir zaman heves duymamıştım. Hatta hayatım boyunca hiçbirşeyi uzun uzun yazarak kayıt altına da almadım. Yazar olmaya hiç heveslenmedim ama hep iyi çizerdim :) Öğrendiğim her konu hakkında çooook ama çoook konuşurdum. Biraz da meslek icabı daldan dala bir çok konuda işin uzmanları ile tanışma hatta çalışma imkanı da bulurdum. Böylece çenem de bol bol düşecek fırsat yakalardı… Yine de aman yazayım da paylaşayım diye bir dürtüm yoktu… Başta annem ve kocam olmak üzere yakın arkadaşlarımın başını ütülemek yetiyordu bana…

Read more…

Sobeler üzerine hep ebe olarak kalan ben… bir de BÖ

Nisan 15th, 2009 banu 1 comment

2008′den bitiremediğim işler arasındaydı,… Utanıyorum söylemeye… Taaa ne zamanlar İlkay benim en sevdiğim yerler için ve Burcu da Mira’nın en sevdiği yerler için sobelemişti. Her ikisine de yazacak çok şeyim vardı ama bir türlü yazamadım… Yazayım diye her oturduğumda tamamen başka bir şey yazıp kalktım. Anladım ki beceremiyorum ben bu sobeleme işlerini… Geçen gün de Toprak’ın annesi Özlem bana bir ödül vermiş en kısa sürede yayınlamamı istemiş. Bu sefer şeytanın bacağını kırıyorum. Kendisine bunun için teşekkür ediyorum. Ben de ödülümü ilkinderin” diyen Başak‘a gönderiyorum…

Hazır şeytanın bacağını kırmışken, eski sobelerimin sene i devriyesi geçmeden… Mira ile birlikte olmayı sevdiğim yerler diye ortaya karışık bir şeyler yazayım… belki beni affederler…

Read more…